(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1991 yılında Halil Tektaş'a ait taşınmazı kiraladığını, davalı Halil'in kira alacağı için takip yaptığını ve tahliyeye karar verildiğini, davalı Önder B.'nın ise taşınmazı davalı Halil'den boş olarak kiraladığını ve içindeki eşyaların tespitini yaptırdığını, 25.3.2003 de Halil T. ve Önder B. aleyhine Kadıköy 6. İcra müdürlüğüne takip dosyası ile tespiti yaptırılan eşyaların bedeli için ve kullanma karşılığı 50.000 YTL. takip başlattığını, davalıların itiraz ettiklerini, itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesinin 1992/33 değişik iş sayılı dosyasında taşınırların saptanan değerleri 64,75 YTL.nın 25.3.2003 takip tarihi itibariyle alım gücünün, davalının eşyalara 30.3.1992 haksız olarak el koyma tarihi ile, 25.3.2003 takip tarihi arasında sağlayabileceği gelirinin hesaplanarak alacağın tespiti ile davalı Halil'in Kuşadası İcra Müdürlüğünün 2003/2945 esas sayılı dosyası ile takipli alacaktan 1.000.000.000 TL.na yönelik itirazının iptali ve takibin devamına aynı miktarın yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen diğer davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Önder B. mirasçıları, davanın 26.07.2004 de açıldığını, miktar itibariyle Asliye hukuk Mahkemesinin görevsiz olduğunu görevli mahkemenin Kuşadası Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu belirtmiş ve esastan da davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, görev yönünden dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yukarıda da kısaca özetlendiği gibi, davadaki istek, haksız el koyulan eşyalarla ilgili maddi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, davalılar tarafından haksız el koyulan eşyaların iade edilmediğini, belirterek davalılar aleyhine 50.000.000.000 liranın tahsili için icra takibine girişmiş icra takibine itiraz edilmesi üzerine de zararın 50.000.000.000 lira olduğu açıklandıktan sonra, mahkemece gerçek zararın tespiti ile şimdilik 1.000.000.000 lira üzerinden itirazın iptali istenmiştir. HUMK.nun 4. maddesinde alacağın bir kısmı dava olundukta, eğer son kısım ise, mahkemenin vazifesini tayinde müddeabihin kıymetine bakılır. Son kısım olmadığı ve alacağın tamamı da münazaalı olduğu taktirde alacağın tamamı nazarı itibare alınır hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda takip konusu alacağın tamamının münazaalı olduğunu, eldeki davanın kısmi dava olduğu açık ve belirgindir. Böyle olunca, mahkemece işin esasına girilerek elde edilecek sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy