(4077 S. K. m. 10) (4822 S. K. m. Geç. 1)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borçlusu olduğunu, aleyhine yapılan icra takibinde ana paraya %210 faiz uygulandığını, bu oranın fahiş olduğunu ileri sürerek faizin yıllık %96'yı geçmemek üzere uyarlanmasını, fazla ödemenin reeskont faizi ile tahsilini ve kötü niyet tazminatı, birleşen dava ile de 4822 sayılı yasaya göre borcun hesaplanmasını talep etmiştir.
Davalı, uyarlama davasının açılamayacağını, icrada itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kredi kartı değil bireysel kredi sözleşmesinden kaynaklandığına ve 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinin uygulanamayacağına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının davalı banka ile 23.10.2000 tarihli bireysel kredi sözleşmesi yaptığı ve borç ödenmediğinden hakkında icra takibine geçildiği, icrada borca itiraz edilmediği sabittir. Her ne kadar somut olayda dava konusu alacak kredi kartı borcundan kaynaklanmadığından mahkemenin de kabulünde olduğu gibi 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinin uygulanması imkanı yok ise de, taraflar arasındaki kredi sözleşmesinde; akdi faizin aylık %3.90, temerrüt faizinin ise yıllık%135 olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen icrada %210 üzerinden faiz talebinde bulunulduğu görülmüştür. 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı kanunu 10/f maddesi gereği mahkemece bilirkişiler vasıtası ile uygulanacak faiz oranını belirlenerek davacı ödemelerinin düşülmesi sureti ile fazla ödemesi olduğunun anlaşılması halinde bunun istirdadına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 29.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy