(2004 S. K. m. 67) (4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya verilen kredi kartına ait borçların ödenmediğini, başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının 4822 sayılı Yasadan yararlanmak için başvuruda bulunmadığı belirtilerek, davanın kabulüne, itirazın iptaline, itiraz edilen faiz alacağı yönünden %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre bu kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeni ile ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartları borçları, temerrüt tarihindeki anaparaya yıllık %50 yi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak üzere 12 eşit taksit ile ödeneceği, son fıkrasında da bu madde hükümlerinin, tüketicinin kredi verene kanunun yayımı tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı müracaatı halinde uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Her ne kadar mahkemece, dosya içerisinde davalı borçlunun 4822 sayılı yasadan yararlanmak için bir başvurusuna da rastlanmadığı gerekçe gösterilerek davalı yasadan yararlandırılmamış ise de, davalının 01.04.2003 tarihli ihtarı ile 4822 sayılı yasadan yararlanmak istediğini belirten başvuruyu süresinde yaptığı dosya içeriği bilgi ve belgelerden anlaşıldığı gibi taraflar arasında da tartışmasızdır. Davacı bankanın Üsküdar 3. Noterliğinin 08.08.2001 gün ve 32468 yevmiye nolu 7 gün süreli kat ihtarının davalıya 14.08.2001 tarihinde tebliğ edildiği, verilen 7 günlük sürenin ilavesi ile davalının 22.08.2001 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu tarih itibari ile ödenmeyen kredi kartı borcu icra takibi aşamasına geldiğinden temerrüt tarihindeki asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve Banka Sigorta Muamele Vergisi eklenmeli, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemeler de Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki anaparadan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Davacının 4822 sayılı yasadan yararlanmak üzere süresinde başvurusu bulunduğuna göre mahkemece, az yukarıda açıklanan yöntemle 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre borç miktarı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, davalının Yasanın uygulanması için başvurusu bulunmadığından bahisle yazılı şeklinde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 09.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy