(4077 S. K. m. 10) (818 S. K. m. 104)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının bozmaya uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı R.P. ile aralarında kredi kartı sözleşmesi imzalandığını, davalının da sözleşmenin kefili olduğunu, asıl borçlunun borcunu ödemeyip, yurt dışına gittiğini, davalıyı 28.8.1992 tarihinde temerrüde düşürmesine rağmen borcunu ödemediğini, 19.339.59 USD asıl alacak, 31.622 USD işlemiş faiz ve 1582 USD gider vergisi alacağı olmak üzere toplam 52.543.59 USD'nin %22,5 faiz ve BSMV'siyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; davalının temyizi üzerine 11. Hukuk Dairesi'nce bozulmuş, mahkemece bozmaya uyulup bilirkişiden rapor alındıktan sonra görevsizlik kararı verilerek dosya tüketici mahkemesine gönderilmiş; Tüketici mahkemesince bilirkişi raporu esas alınarak 6.643 USD'nin tahsil anındaki TL karşılığının %22,5 yıllık temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV'siyle birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) Hükme esas alınan 8.4.2003 tarihli ek bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği gibi davalının 13.10.1993 tarihi itibariyle davacıya olan borç miktarı 3.151 USD olup, bakiye olarak faiz alacağıdır. Nitekim Asliye Ticaret Mahkemesince verilen ilk kararda da davalının temerrüdü yine 13.10.1993 tarihi kabul edilmiş ve bu tarih itibariyle bulunan asıl alacağa faiz yürütülmüş ve bu yönde davalı lehine usulü kazınılmış hak doğmuştur. Hal böyle olunca asıl alacak tutarı olan 3.151 USD'na dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken işlemiş faize de tekrar faiz yürütülmüş olması BK. 104/son maddesine aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK'nun 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacının tüm, davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinin ikinci satırındaki (alacak aslının) sözlerinin hükümden çıkarılmasına yerine (asıl alacak tutarı olan 3151 USD'nin) söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 24.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy