(818 S. K. m. 257)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat C.Sıtkı Paruant gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait taşınmazda 01.01.2001 başlangıç tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu ve 19.12.2001 tarihinde tahliye ettiğini, davalının kira borcu nedeni ile pek çok icra takibi yaptığını, gerek icra dosyalarına gerekse teslimat makbuzları ile ödemeler yaptığını ileri sürerek, takip dosyalarından davalıya fazla hakları saklı kalarak 6.303.700.000 TL. borçlu olmadığının tespitine birleşen dava ile de fazla ödemeleri nedeni ile iki adet takip dosyasında 8.669.226.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, fazla ödeme bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, her iki dosya için davacının 8.669.226.000 TL borçlu olmadığının tespitine ve bu miktarın yasal faizi ile davalıdan tahsiline, % 40 tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ve davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen 1.1.2001 tanzim tarihli kira sözleşmesinde kira başlangıcı 1.1.2001 tarihli ve 1 yıl süreli olup aylık kirada 2000 dolar olarak gösterildiği anlaşılmaktadır.
Yine her iki tarafın imzasını taşıyan teslim zaptı başlıklı belgede; mecur 19.12.2001 tarihinde tahliye edilmiş olup, kiralayan 19.12.2001 sonrası dönem için kira parasının işlemediğini önceki dönem için davaların bulunduğu kabul edilmiştir ibareleri yazılıdır. Bu belge içeriğine göre davacının 19.12.2001 tarihinde mecuru tahliye ettiği ve sonraki dönem için kira bedeli talep edilmeyeceği kabul edildiğine göre, davacı kiracı 19.12.2001 tarihine kadar olan kira bedelinden sorumludur. Mahkemece dönem sonu olan 1.1.2002 tarihine kadar olan kira bedelinden davacının sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Dosyaya ibraz edilen ödenen kira teslimatı başlıklı belgede 8.12.2000 tarihinde 1500 dolar, 17.12.2000 tarihinde de 2500 doların ödendiği yazılıdır. Davalı, taraflar arasındaki kira mukavelesinin başlangıcı 1.1.2001 tarihini taşımasına rağmen kiracılık ilişkisinin bu tarihten önce başladığını, bu iki ödemenin yazılı sözleşme öncesi döneme ait olduğunu ileri sürerken, davacı ise kira parası olarak belirtilen bu ödemelerin peşin kira ödemesi olarak kabulünün zorunlu olduğu, taraflar arasında başkaca ödemeyi gerektirir hukuki ilişkinin olmadığını savunmuştur. Durum böyle olunca taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi öncesi kiracılığın varlığından söz etmek gerekir. Davacı kiracının anılan ödemelerin 01.01.2001 başlangıç tarihli ve 01.01.2001 tarihinde düzenlenen kira sözleşmesinin peşin ödemesi olduğunun yazılı belge ile kanıtlaması gerektiğinde duraksanmamalıdır. Davacı aksini ispatlayamadığına göre bu iki ödeminin de takibe konu kira borçlarından mahsup edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bent gereğince davacı, 3. bent gereğince davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 28.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy