(1086 S. K. m. 287)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı CT vekili avukat MÇ ve davalı NŞ vekili avukat KÖ ile davacı vekili avukat OA'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, 19.3.2001, 21.3.2001 tarihinde davacı TK'nın banka hesabından, davalı N'nin talimatı ile diğer davalı C'nin banka hesabına 205.000.000.000 TL ile 100.000.000.000 TL borç para gönderdiklerini, ihtara rağmen davalıların borçlarını ödemediklerini ileri sürerek toplam 305.000.000.000 TL'nin faizi ile davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Davalılar, davacılardan borç para almadıklarını, banka hesaplarına para havalesi yapılmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davacı DK'nın davasının reddine, davacı T'nin davasının kabulü ile 205.000.000.000 TL'nin davalılardan, 50.000.000.000 TL'nin davalı N'den, 50.000.000.000 TL'nin davalı C'den 11.7.2001 tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar, davalılara banka havalesi ile borç verdikleri iddiası ile eldeki davayı açmış, böylece karz hukuki ilişkisine dayanmışlardır. Davalı taraf ise karz ilişkisini red edip davacılardan borç para almadıklarını banka havalesi ile hesaplarına para yatırılmadığını savunmuştur. Davalı taraf bu savunması ile akdi ilişkiyi inkar etmiş olup davacılar dayandığı karz hukuki ilişkisini yazılı delille ispatlamak zorundadır.
Davacılar davalı CT hesabına banka havalesi ile ödeme yaptıklarını iddia etmiş iseler de havale yapıldığına dair bir belge ve delil ibraz edemedikleri gibi, bankadan gelen cevabi yazı ve dekontlarda havale yapıldığı belirtilmemiş olup, havalelerin davalılar arası olduğu, davacı T'nin banka hesabından para çektiği, davalı C'nin ise kendi banka hesabına para yatırdığı, kaldı ki çekilen ve yatırılan paraların miktarlarının da farklı olduğu davacı T'nin tasarrufunda bulunan babası S'nin Demirbank C Şubesindeki hesabından 19.03.2001 tarihinde 206.000.000.000 TL 21.03.2001 tarihinde aynı şubedeki kendi hesabından 55.000.000.000 TL 21.03.2001 tarihinde Sümerbank (Oyak bank) hesabından 50.000.000.000 TL. çektiği davalı C'nin de Demirbank C Şubesindeki hesabına 19.03.2001 tarihinde 205.000.000.000 TL, 21.03.2001 tarihinde 50.000.000.000 TL para yatırdığı anlaşılmaktadır.
Havale, esas itibariyle bir ödeme vasıtası olup, havale olsa dahi, havale makbuzlarında, paranın borç olarak gönderildiğinin belirtilmesi gerekir. Havale makbuzlarında, paranın borç olarak gönderildiği yazılı değilse bu havale makbuzu karz ilişkisine dayanan davacının iddiasını kanıtlamaya yeterli değildir. Davacılar, davalılara borç verdiklerini, yazılı delillerle ispat edemedikleri gibi, davalılara yemin teklif etme hakkını da kullanmadıklarına göre iddialarını ispat edememişlerdir. Öyle olunca mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 450'şer YTL. Duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy