(818 S. K. m .161/son)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı komisyoncu aracılığı ile dava dışı Cafer Çayırlı'nın maliki olduğu daireyi satın almak üzere anlaştıklarını ve 5.10.2003 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ancak daha sonra kendisinin daireyi almaktan vazgeçtiğini, yapılan sözleşmenin taşınmazın mülkiyetinin naklini öngörüp, resmi şekilde yapılmadığından tümü ile geçersiz olduğunu, tellallık sözleşmesi olarak geçerli olsa dahi satış gerçekleşmediğinden davalının ücrete hak kazanmadığını ve ücret isteyemeyeceğini bildirip, 5.10.2003 tarihli sözleşmenin geçersiz olduğunun tespitiyle, davalıya verilen 5.000.000.000 TL tutarındaki bononun iptaline, davalının tellallık ücreti alacağı ve 2000 euro cezai şart alacağı olmadığının tespitiyle, davalıya ödenen 200 euronun tahsiline, aleyhinde yapılan 26. İcra Müdürlüğünün 2004/1545 esas sayılı icra takibinin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu sözleşmenin aynı zamanda tellallık sözleşmesi olduğunu, davacı ile dava dışı satıcıyı anlaştırdığını, ancak davacının almaktan vazgeçtiğini, sözleşmeye göre kendisine alıcı ve satıcının ödemesi gereken %2'şerden %4 komisyon ücretinin vazgeçen davacının ödemesi gerektiğini, kendisinin de bunu istediğini, kendisine para ve senet verilmediğini bildirip, davanın reddini istemiş, birleşen davası ile de icra takibine vaki itirazın iptali ile inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada sözleşmenin cezai şart alacağının olmadığını, borçlusu davacı olan 5.000.000.000 TL tutarındaki bononun ve 26. İcra Müdürlüğünün 2004/1545 esas sayılı icra takibinin iptaline, 200 euro kaporanın tahsili talebinin ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-birleşen davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya kapsamından, davacı alıcı ile dava dışı satıcıyı davalı emlak komisyoncusunun bir araya getirip, taşınmazın satımı konusunda anlaştırıp alıcı, satıcı ve emlak komisyoncusu aralarında 5.10.2003 tarihli sözleşmenin imzalandığı, bu sözleşme uyarınca alıcı ve satıcının ayrı ayrı %2'şer komisyon ücreti ödeyeceği, sözleşmeden cayan tarafın diğer tarafından komisyon ücretini ödeyeceği kararlaştırılmıştır. 5.10.2003 tarihli sözleşme ve tapulu taşınmaz satımına ilişkin olup, resmi şekilde düzenlenmediğinden, bu sözleşme ve sözleşmeden dönmenin müeyyidesi olarak verilen senet ve kararlaştırılan cezai şart geçersiz ve davacı ödediği kaporayı isteyebilirse de, bu sözleşme aynı zamanda bir gayrimenkul tellallık sözleşmesidir.
Sözleşme bu yönü ile geçerlidir ve tarafları bağlar. Davalı-birleşen davanın davacısı emlak komisyoncusu olarak tarafları bir araya getirip anlaştırdığını, ancak tapuda işlem yapılmasının davacı-birleşen davanın davalısı olan alıcının vazgeçmesi nedeniyle satışın gerçekleşmediği ve satıştan vazgeçen tarafın diğer tarafından ücretini ödeyeceği kararlaştırıldığına göre, emlak komisyoncusu olan davalı-birleşen davacı ücrete hak kazanmıştır. Yaptığı icra takibi ile alıcının ödemesi gereken %2 komisyon ücreti ile, satıcının ödemesi gereken %2 komisyon ücretini istemekte olup, başkaca bir talebi yoktur. Öyle olunca davalı-birleşen davacı talebinde haklıdır. Ne varki sözleşmede cayan tarafın, diğer tarafında komisyon ücreti ödeyeceğine dair kararlaştırma cezai koşulu niteliğinde olup, BK.nun 161/son maddesine göre hakim fahiş gördüğü cezaları tenkisle mükelleftir. Bu nedenle icra takibinin iptaline ve karşı davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemece asıl davada icra takibinin iptali talebinin reddine, birleşen davada da alıcının ödemesi gerekin %2 komisyon ücreti ile satıcının ödemesi gereken ceza koşulu niteliğindeki %2 komisyon ücreti tutarının BK.nun 161/son maddesine göre fahiş olup olmadığı takdir edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı-birleşen davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine,
Sonuç: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde olmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 6.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy