(4721 S. K. m. 227) (4787 S. K. m. 4)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1991 yılında evlendiğini, evlilik birliği içerisinde birlikte aldıkları taşınmazın tapusunun davalı adına yapıldığını, katkısından dolayı fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, taşınmazların değeri için aldırılan bilirkişi raporlarını kabul ettiğini, raporlar uyarınca karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, davacının katkı payından kaynaklanan 3.000.000.000 TL.nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı ile 1975 yılında evlendiğini, davalı adına kayıtlı taşınmazın ortak kazançları ile alındığını ileri sürerek katkı payına dayalı alacak davası açmıştır. Dosya kapsamından taraflar arasında İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2000/586 esas, 2003/213 karar sayılı ilamı ile tarafların 8.4.2003 tarihli kesinleşen ilamla bu davanın açılmasından sonra ve derdest olduğu dönemde boşandıkları anlaşılmaktadır. 4721 sayılı Yeni Türk Medeni Kanunu 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, bu yasanın yürürlüğü ve uygulama şekli hakkındaki yasada yürürlükten sonraki tarihlerdeki olaylarda bu yasanın uygulanacağı açıktır. Yine Yeni MK.nun 227. maddesi ...tasfiye sırasında bu malda ortaya çıkan değer artışı için katkısı oranında alacak hakkına sahip olur ve bu alacak o malın tasfiye sırasındaki değerine göre hesaplanır... belirtmesi karşısında, eldeki davada yeni MK.nun yürürlüğü tarihi olan 1.1.2002 tarihinden sonra 8.4.2003 tarihinde boşanma gerçekleştiğinden ve boşanma ilamı kesinleştiğinden, eldeki davaya bakmaya aile mahkemeleri görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacı tarafça temyiz olunan kararın 1 nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.01.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy