(1086 S. K. m. 45, 388)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 2600 USD borç para aldığını, borcunu peyderpey ödediğini, sadece 900 USD borcu kalmış olmasına rağmen davalının 4.000.000.000 TL. lık sahte bir senet düzenleyerek kendisine karşı icra takibi başlattığını, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürerek 900 USD dışında borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiş; birleşen davasında da davalı karşı davacıya karşı takip başlattığını, icra takibinin kesinleştiğini, davalının borcunu ödememek amacıyla adına kayıtlı taşınmazını eşine sattığını ileri sürerek tasarrufun iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporu esas alınarak asıl davanın kabulüne karar verilmiş birleşen dava yönünden hüküm kurulmamış karar her iki tarafça temyiz edilmiştir.
Mahkemesinde 18.11.2002 tarihinde açtığı davasında birleşen davanın davalısının eşi adına tapuda yaptığı satışın iptaline karar verilmesini istemiş, mahkemece de 16.3.2004 günlü oturumda her iki dava dosyasının birleştirilmesine her iki davanın temyize konu bu dava dosyası üzerinden yürütülmesine karar verilmiş olmasına rağmen nihai karar verilirken birleşen dava yönünden her hangi bir hüküm kurulmamış olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın taraflar yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy