(2004 S. K. m. 67) (4721 S. K. m. 6) (1086 S. K. m. 275, 337)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya 18.7.2000 tarihli banka havalesi ile borç olarak 595.000.000 Tl. gönderdiği halde davalının ödeme yapmadığını, 3. şahıstan olan alacağını tahsil etmesi için 6.11.2000 tarihinde davalıya temlik ettiğini, davalının 3. şahıstan olan 30.000 DM.lik senet alacağını tahsil etmediği gibi senedi iade etmediğini, alacaklarının tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemiştir.
Mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalıya banka havalesi ile 595.000.000 Tl. borç gönderdiği iddiası ile icra takibi yapmış, davalı karz ilişkisini kabul etmemiştir. MK. 6. ve HUMK. gereği davacı iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür. Havale tek başına karz ilişkisini ispata yeterli değildir. 18.7.2000 tarihli havale dekontunda davalıya gönderilen meblağın borç olarak verildiğine dair bir kayıtta bulunmamaktadır. Davacı ibraz ettiği delillerle bu iddiasını kanıtlayamamıştır. Ancak davacı dava dilekçesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece, davacı tarafa davalıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Davacı, dava dışı 3.kişiden senede bağlı olan 30.000 DM. alacağını tahsil etmesi için davalıya temlik ettiğini, davalının alacağını tahsil etmediği gibi senedi de iade etmediği için 30.000 DM.nın tahsilini istemektedir. Taraflar arasında davacının 3. kişiden olan alacağının tahsil edilmesi amacıyla temlik edildiği ve alacak tahsil edilmediği için senedin davalı elinde olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Bu durumda senedin davacıya iadesi ile yetinilmesi gerekirken tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
HUMK. 275. maddesi gereğince bir davada özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırabilir. Hakimin mesleği gereği bilmesi gereken sorunlar için bilirkişi incelemesi yaptırılamaz. Somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektirmediği halde mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılıp alınan bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması kabul şekli bakımından doğru görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy