(6762 S. K. m. 688/6) (1086 S. K. m. 290)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı şirketin borcuna karşılık 20.10.2003 vade tarihli 6.000.000.000 TL bedelli adi senet verdiğini, vadesinde borcun ödenmemesi üzerine İcra takibi yaptıklarını, ancak davalının borç faizi ve imzaya itirazda bulunduğunu belirterek itirazın iptali ile % 40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, takibe konu senedin kambiyo senedi niteliğinde olmadığını, kayıtsız şartsız borç ikrarını içermediğini, senedin kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğini, davacının senedin hangi hukuki ilişki nedeniyle verildiğini açıklaması ve kanıtlaması gerektiğini, kötüniyetle İcra takibi yapıldığını savunarak davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, icra takibine yapılan itirazda imzaya itiraz edilmişse de davalının istiktaptan kaçındığı, bu nedenle imzanın şirket temsilcisine ait olduğunun kabul edildiği, ancak takibe konu senetteki alacağın bir sebebe dayanmasının yasal zorunluluk olduğu, taraflar arasında kira sözleşmesi ilişkisi olduğu, davacının senedin kira ilişkisi dışında başka bir sebeple verildiğini kanıtlayamadığı, buna rağmen kötüniyetle dava açıldığı gerekçesiyle davanın reddine, % 40 oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, borçlusu Ö. U. E. ve Ö. H. San. ve Tic.Ltd.Şti. lehdarı N. T. olan 20.10.2003 vadeli 6.000.000.000 TL bedelli ve tanzim tarihi olmayan senede dayalı olarak davalı aleyhine icra takibi yapmış, davalı İcra takibinde senetteki imzaya, borca ve faize itiraz etmiştir.
Mahkemece, davalının istiktaptan kaçınması nedeniyle senetteki imzanın davalıya ait olduğu kabul edilmiş, bu karar davalı tarafça temyiz edilmediğinden senetteki imzanın davalının yetkili temsilcisine ait olduğu hususu kesinleşmiştir. Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere senette tanzim tarihi bulunmadığından TTK 688/6 maddesi gereğince kambiyo senedi sayılamaz. Ancak senetteki imzanın davalıya ait olduğu hususu kesinleştiğinden adi borç senedi mahiyetindedir. Davacı, bu senedin davalıdan olan alacağına karşılık düzenlendiğini iddia ettiğine göre; davalının HUMK.nun 290. maddesi uyarınca senedin kira sözleşmesinin teminatı olarak verildiğine ilişkin savunmasını yazılı delille ispatlaması gerekir. Uyuşmazlığın miktarı itibariyle açık bir muvafakat olmadıkça tanık dinlenemez, dinlenen tanık ifadelerine dayanılarak hüküm verilemez. Davalı ibraz ettiği delillerle savunmasını kanıtlayamamıştır. Ancak davalı 28.5.2004 tarihli delil listesinde her türlü delil demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan mahkemece davalının yemin tebliğ etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Yukarıda açıklanan bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: ( 1 ) nolu bentte gösterilen nedenle temyiz olunan kararın davacı lehine BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy