(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde Davalı Mustafa Kaya ve Vekili Avukat Mustafa Gülnerman ile Davacı Ramazan Dizgincik ve Vekil Avukat Ruhi Hallaçoğlu'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalının aleyhlerinde 110.000.000.000.- TL. alacağı için icra takibinde bulunduğunu, icra takibinden usulsüz tebligat nedeni ile haberlerinin olmadığını, bu konuda açtıkları davanın kabul edildiğini, davalıya icra dosyasından dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının takibinde kötüniyetli olması nedeniyle kötüniyet tazminatı ile mahkumiyetine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacıların Karataş İcra Müdürlüğünün 2002/945 esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile icra takibinin iptaline, icra takibi kötüniyetle yapıldığından alacağın %40'ı olan 44.000.- YTL. kötüniyet tazminatının davalıdan alınıp davacılara verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
İİK.'nun 72/5. fıkrası hükmü uyarınca, menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde icra inkar tazminatına hükmolunabilmesi için, takibin haksız ve kötüniyetli olduğunun anlaşılması koşuluna bağlıdır. Davada takibin kötüniyetle yapıldığı iddia ve ispat edilememiştir. İcra takibinde ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesinde davalının bir kastı bulunmadığından kötüniyetle olduğunun kabulüne hukuken imkan yoktur. Mahkemece alacaklının kötüniyetinin, varlığı iddia edilip kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacıların inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7. maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün 1. bendinin son fıkrasında yazan (davalı kötüniyetle takipte bulunduğundan alacağın %40'ı olan 44.00.- YTL. kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine) sözlerinin çıkartılarak bunun yerine (davacıların koşulları oluşmadığından kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilen ve düzeltilen bu şekliyle ONANMASINA, 01.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy