(2004 S. K. m. 72) (818 S. K. m. 457, 458)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Ö. Sakallı tarafından aleyhinde yapılan icra takibinden haciz sırasında haberi olduğunu, davalıdan borç almadığını banka havalesi ile gönderilen 10.000.000.000 Liranın boşandığı eşine verilmek üzere gönderildiğini ve adına gelen parayı alıp boşandığı eşine verdiğini bildirip, hakkında yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı Ö. Sakallı icra takibine konu parayı borç olarak davalıya banka havalesi ile gönderdiğini ve iade edilmediğini bildirip davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, isbat külfetinin davacıda olduğu ve iddiasını yazılı belge ile isbat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı, davacıya banka havalesi ile borç olarak gönderdiği paranın iade edilmemesi üzerine icra takibi yaptığını bildirerek, alacağını karz hukuki ilişkisine dayandırmıştır. İddiasını isbat içinde banka dekontunu ibraz etmiştir. Davacı banka havalesi ile gönderilen parayı aldığını, ancak paranın borç olarak gönderilmediğini, başka bir gaye ile gönderildiğini savunmuştur. Davacının bu savunması gerekçeli inkar niteliğindedir. Öyle olunca davalı alacaklının, paranın borç olarak gönderildiğini yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Havale bir ödeme vasıtasıdır. Banka dekontunda paranın borç olarak gönderildiğine dair bir açıklamada bulunmadığından, paranın borç olarak gönderildiğini ve davalı alacaklının iddiasını isbata yeterli değildir.
Mahkemece davalıdan iddiasını isbat edecek delilleri sorulup, toplanarak değerlendirilip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle isbat külfeti davacıya yükletilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy