(1086 S. K. m. 381, 388, 389)
Dava: Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 30.5.2000 vadeli keşidecisi davalı olan 3500 USD miktarlı bonoya ciro yoluyla hamil olduğunu, bononun 1500 USD'lık kısmını haricen davalıdan aldığını, geriye kalan 2000 USD için davalı aleyhine icra takibi başlattığını, davalının itiraz ederek takibi iptal ettirdiğini, 2000 USD alacak kadar sebepsiz zenginleşen davalıdan bu bedelin tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya konu senedin dava dışı Mustafa E.'a mal alım karşılığı verildiğini, senetten kaynaklanan borcun çekler vasıtasıyla ödendiğini, senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Mahkeme hükmünün hangi hususları içermesi gerektiği HUMK. nun 381. ve 388. maddelerinde açıklanmıştır. HUMK. nun 388. maddesi hükmünce mahkeme kararlarının ihtiva edeceği hususlar arasında hükmün esbabı mucibeyi, düşünceleri ve mümkün olduğu hallerde dayandığı kanun maddelerini ve özellikle hükmün ne olduğunu ihtiva etmesi gerekir. Aynı yasanın 389. maddesi hükmünce de verilen karar ile iki tarafa tahmil ve bahşedilen vazife ve hakların tereddüde yer vermeyecek şekilde gayet açıkça yazılması zorunludur. Temyiz olunan kararda az yukarıda açıklanan yasal düzenlemelere uyulmadan gerekçede davalının çek bedelini ödediğini ispat edemediği ifadesine yer verilerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme bir taraftan ispat külfetinin davalıda olduğunu, davalının bono bedelinin ödendiğini ispat edemediğini kabul edip, diğer taraftan davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Bu durumda HUMK. nun 382, 388, 389, 428 maddeleri gereğince gerekçe ile kısa ve gerekçeli kararın çelişkili olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Öyle ise mahkemece bozmadan önceki verdiği karar ile bağlı olmaksızın ancak aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy