(818 S. K. m. 313, 340)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait S.B. Çiftliği'nde 1.8.2001 tarihinde çalışmaya başladığını, işe girişinde iş kanunu kapsamında ve şartlarında çalıştırılacağının taahhüt edildiğini, ancak ağır çalışma koşulları nedeni ile 2.7.2003 tarihinde işi bırakmak zorunda kaldığını ileri sürerek, 200.000.000 TL fazla çalışma ücreti, 200.000.000 TL hafta sonu çalışma ücreti, 200.000.000 TL. bayram tatili çalışma ücretinin yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının iş kanunu kapsamında çalıştırılacağına ilişkin bir anlaşma yapılmadığını, tarım işçisi olarak çalıştığından taleplerinin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, davacının 1475 sayılı yasa kapsamında işçi olmadığından işçilik haklarından dolayı talep hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının davalıya ait çitlikte işçi olarak çalıştığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Mahkemece, davacının taleplerinin 1475 sayılı yasa kapsamında kaldığından bahisle dava reddedilmiştir. Davacının tarım işçisi olarak çalıştığı ve iş kanunu hükümlerine tabi olarak çalışacağına ilişkin delil bulunmadığından 1475 sayılı yasa kapsamında işçi sayılamayacağı açık ise de, taraflar arasında BK.nun 313 ve devamı maddelerinde hükme bağlanan bir hizmet akdinin varlığı açık ve belirgindir. Davalı taraf sözleşmeyi feshettiğine göre, davacı BK.dan kaynaklanan haklarını BK.nun 313 ve devamı maddeleri ile aynı yasanın 340 ve devamı maddelerine dayanarak talepte bulunabilir. Mahkemece alınan 17.6.2004 tarihli bilirkişi raporu gözetilerek, davacı talepleri değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy