(1086 S. K. m. 337)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kardeşi olan davalıya 13.000.USD ve 2.000.000.000 TL. borç para verdiğini, davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek alacağının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan borç para almadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının davasını ispat açsından davalıya yemin yönelttiği, davalının da davacının kendisine 2.000.000.000 TL. verdiğini ancak bu paranın da kendisine olan borca karşılık verildiğine yemin ettiği bu şekilde ispat külfetini üzerine aldığı gerekçe gösterilerek 2.000.000.000 TL. yönünden davanın kabulüne fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya 2.000.000.000 TL. borç para verdiğini iddia etmiş, davalı ise verilen bu paranın davacının kendisine olan borcunun ödenmesi için verildiğine yemin etmiştir. Bu durumda davalı davacının ileri sürdüğü olayın doğru olduğunu kabul etmiş ve fakat hukuki niteliğinin iddia edildiğinden başka olduğunu bildirmiş olduğuna göre ortada vasıflı ikrar ya da gerekçeli inkar denilen bir ikrar türü vardır. Bu ikrar bölünemez. Hal böyle olunca paranın ödünç olarak verildiğini davacı ispat etmek durumundadır. Toplanan davacı delilleri ile iddia ispat edilememiş, davacının teklif ettiği yemini davalı kabul ve eda ederek borç almadığını bildirmiştir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy