(4077 S. K. geç. m.1)
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar
Davacı, 19.11.2002 son ödeme tarihli ekstre borcunu ödemediği için hakkında icra takibi yapıldığını, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için davalı Bankaya başvurduğunu öne sürerek, borcunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4822 sayılı yasa ile değiştirilen 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun geçici 2. maddesinden davacının yararlanma koşullarının oluşup oluşmadığı hakkındadır. 4822 sayılı yasanın geçici 2. maddesinden faydalanabilmek için her şeyden önce borcun kredi veren ile kredi kullanan tüketici arasında kredi kartı sözleşmesinin düzenlenmesi ve bu sözleşmeye dayanılarak verilen kredi kartı ile kredi müşterisinin alışveriş yapması ve nakit para çekmesinden kaynaklanmalıdır. Ayrıca kredi kartını kullanan tüketicinin bu yasanın yayınlanmasından önce temerrüde düşmesi, ödenmeyen kredi kartı borcu nedeniyle hakkında icra takibi aşamasına gelinmesi veya icra takibi yapılması ve yasanın yayınlandığı tarihten itibaren 30 gün içinde kredi kartı veren kuruluşa yazılı başvurusunun bulunması gerekir.
Davacıya gönderilen 17.2.2003 son ödeme tarihli hesap ekstresinden davacının 10.1.2003, tarihinde 1.000.000.000 TL. ve 400.000.000 TL. lik nakit avans çektiği ve bu borcunu 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği tarihte henüz ödemediği, anlaşılmaktadır. Davalı banka 4822 sayılı yasa yürürlüğe girdikten sonra davacıya ihtarname göndermiş ve icra takibi yapmıştır. Borcun son ödeme tarihinde ödenmemesi halinde, bankanın istediği takdirde icra takibine geçme hakkı mevcuttur. Bankanın yasal koşulları oluştuğu diğer bir deyişle alacağı 4822 sayılı yasa yürürlüğe girmeden öne icra takibi aşamasına geldiği halde icra takibi yapmaması hesabı kat edip ihtarname tebliğ etmemesi, davacının 4822 sayılı yasa hükümlerinden faydalanmasına engel teşkil etmez. Davacının 4822 sayılı yasa yürürlüğe girmeden borcunun icra takibi aşamasına geldiğinin ve yasadan faydalanma koşullarının gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde davayı ret etmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 12.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy