(4721 S. K. m. 641) (818 S. K. m. 142)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların murisi F.' nin hastanelerinde tedavi görürken vefat ettiğini, davalılardan H. aleyhine 7.000.000.000.-TL tutan tedavi giderini ödemediği için 8. İcra Müdürlüğü'nün 2003/3746 Esas sayılı dosyasıyla takip başlattıklarını, verilen sağlık hizmetleri nedeniyle fatura kesilip diğer davalı M'ye de bildirildiğini, ödemeye yanaşmayan her iki davalı aleyhine bu kez 5. İcra Müdürlüğü'nün 2003/4954 esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalılardan H'nin 1/2 payına isabet eden 3.5oo.000.0oo.-TL'lik kısmını kabul edip bakiyesine, diğer davalı M'nin ise borcun tamamına itiraz ettiğini, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalıların mirasçı sıfatıyla borcun tamamından müşterek-müteselsil sorumlu olduklarını ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 İcra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemiş ve duruşmaya da katılmamışlardır.
Mahkemece davalı H. hakkındaki dava, mükerrer takip yapıldığı gerekçesiyle reddedilmiş, diğer davalının itirazının veraset ilamında 112 payı sebebiyle borcun 3.500.000.000.- TL asıl alacak ile 291.666.500.-TL faiz üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı Y. davalıların murisi bulunan F.'nin tedavi giderleri nedeniyle borçlulardan H. aleyhine lehdarı davacı olan bonoya dayanarak 2003/3746 sayılı icra dosyası ile takibe geçildiği, takibin kesinleştiği, ayrıca bu giderlerle ilgili olarak fatura dayanak gösterilerek her iki davalı aleyhine de 2003/4954 sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takip açıldığı, H.'nin takibin 1/2'sine, diğer mirasçı M.'nin ise tamamına itiraz ettiği, davalıların 1/2'şer oranda mirasçı oldukları tarafların kabulündedir.
T.M.K.'nun 641. maddesi mirasçılar tereke borçlarından müteselsilen sorumlulardır hükmünü amirdir. B.K.'nun 142. maddesinde ise alacaklı müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcunun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyendir hükmü düzenlenmiştir.
Öyle olunca muris F.'nin tedavisi nedeniyle davacı hastane tarafından düzenlenen ve itiraza uğramayan faturalardaki bedelden, mirası reddetmedikleri anlaşılan her iki davalı da sorumludur. Öte yandan davalı H. hakkında kambiyo senedine dayalı takip yapılması, faturalara dayalı olarak genel haciz yoluyla ikinci bir takip yapılmasına engel değildir. Kaldı ki, davaya konu olan ve itirazın iptalinin istendiği 5. İcra Müdürlüğü'nün 2003/4954 Esas sayılı dosyasında davacı alacaklının Adana 8. İcra Müdürlüğü'nün 2003/3746 sayılı dosya ile tahsilde tekerrür olmamak üzere şerhi de bulunmaktadır. Bu durumda davanın kabulü gerekirken aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 03.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy