(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca duruşmasız, davacı avukatınca da duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de dava miktar itibariyle duruşmaya tabi olmadığından bu isteğin reddiyle incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 5.3.1998 tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalıdan kiraladığı taşınmazdan kiracı olarak görülen ve ortağı olduğu dava dışı Z. Turizm Ticaret A.Ş.nin tahliye edildiğini, kira karşılığı olmak üzere verdiği bonolar nedeniyle davalının icra takipleri başlattığını öne sürerek, borçlu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Bilahare 21.5.2004 tarihli dilekçe ile iki taleple toplam 4.390.000.000 TL.yi icra tazyiki altına ödemek zorunda kaldığını bildirerek talebini istirdada dönüştürmüştür.
Davalı, 2001/1744 esas sayılı takip borcunun rızaen, haricen şirket adına ödendiğini, daha önce aynı konuda şirket adına dava açıldığını, aktif husumet ehliyeti bulunmadığından o davanın reddedildiğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 1.415.000.000 TL. nin tahsilini, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı vekili 14.9.2004 tarihli son oturumda, Manavgat 1. İcra Müdürlüğünün 2001/1744 sayılı dosyasına konu borca mahsuben C.'den 1.631.000.000 TL aldım alacaklı vekili avukat S. Ünal'a iletilmek üzere avukat M. Gündoğdu imzalı belge sunarak, şirket feshedildiğinden bu ödemeyi davacının yaptığını ileri sürmüştür. Davalı vekili yeni sunulan belgeye muafakat etmediğini bildirmiştir. Borcu söndürücü nitelikteki bu belgenin yargılamanın her aşamasında gözetilmesi mümkündür. Bu durumda üçüncü şahsın imzasını taşıyan bu belge ile davalı ve davalı vekilinin ilgisi, bu konuda taraf delilleri sorularak araştırılmalı, davalı isticvap edilerek diyeceği sorulmak, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmadan, hiçbir araştırma yapmadan yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Davalının birinci bent gereğince temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy