(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, emlak komisyoncusu olduğunu, davalı ile 14.1.2004 günlü komisyon sözleşmesini düzenlediklerini, davalıya ilişkin taşınmazı 80-85.000.000.000 Liraya 90 tarih içerisinde satmamı ve karşılığında %3+KDV. ödemeyi kabul ettiği halde, süre dolmadan taşınmazı davalı kendisi sattığından, sözleşmeye göre davalıdan 2.832.000.000 TL. ücret almayı hakettim, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2004/2103 s. dosyası ile yaptığı icra takibine itiraz edildiğinden, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının görevini yapmadığından taşınmazı kendisinin sattığını, talebin fahiş olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında yapılan tellallık sözleşmesi ile davacının tüketici olan davalıya hizmet vermeyi taahhüt ettiği, 4077 s. kanunun 1, 2, 3 ve 23. maddelerine göre davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4077 s. Tüketicinin Korunması hakkında yasanın 1. maddesi ile amacı, 2. maddesi ile de kapsamı belirlenip açıklanmıştır. Yasanın 3. maddesi ile Tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tarif edilmiştir. Bu belirleme ve tanımlamaya göre kanun yalnızca hazır bir malı veya hizmeti satın alarak onu günlük yaşamında ihtiyaçlarını karşılamak için kullanan veya tüketen kişiyi korumayı amaçlamıştır. Başka bir söyleyişle, yasada dar kapsamlı mal ve hizmet ilişkilerine konu olan, olağan tüketim işleri kanun kapsamına alınmıştır. Kanunun 3 maddesinin c fıkrası ile de yalnızca tüketicinin konut ve tatil amaçlı olarak aldığı taşınmazlar mal tarife kapsamına alınmıştır. Öyle olunca bir kişinin taşınmazlarını satması, somut olayımızda olduğu gibi, bir kooperatif hissesinin satışı için emlakçı ile yaptığı tellallık sözleşmesi, çok özel bir kanun olan 4077 s. kanun kapsamında olduğu kabul edilemez. Bu sebeple davaya bakmaya Tüketici mahkemesi değil, Asliye Hukuk Mahkemesi bakmakla görevlidir. Mahkemece açıklanan sebeplerle görevli olduğunun kabulü ile, işin esasına girilerek taraflardan delilleri sorulup, toplanarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 08.04.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy