(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının imzalayıp verdiği 30.6.2002 vadeli 45.000.000.000TL. bedelli senede dayanarak davalı (Borçlu) hakkında yaptıkları ilamsız icra takibinde, davalıya tebliğ edilen ödeme emrine, davalının senedin teminat senedi olduğu ve protokol ile verildiğini ileri sürerek itiraz ettiğini, davalının itirazında belirttiği protokolde; davalıların borçlarına karşılık daire vermeyi, daire vermedikleri taktirde senet bedelini ödemeyi taahhüt ettiklerini, davalıların daire vermedikleri gibi, borçlarını da ödemediklerinden senedin takibe konduğunu yapılan itirazın haksız ve yersiz olduğunu iddia ederek icraya yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 tan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, söz konusu protokol ile icra dosyasında muhatabın dava dışı Ahmet Altaş olduğunu öncelikle davanın ona karşı açılması gerektiğini, davacının protokol şartlarını yerine getirmediğini, kendisinin protokol kefili olduğunu, kefaletinin sona ermiş bulunduğunu, bu nedenlerle icraya itirazının yerinde olduğunu belirterek davanın reddini ve %40 inkar tazminatının davacıdan tahsilini savunmuştur.
Mahkemece, söz konusu protokole dayanılarak düzenlenen 45.000.000.000TL.lik teminat bonosunda alacaklının davacı borçlunun dava dışı Ahmet Altaş olduğu davalının borçlu veya kefil olarak imzasının bulunmadığı, davalının her ne kadar protokolü müşterek borçlu, müteselsil kefil sıfatı ile imzalamış ise de; protokol içeriğine göre davalının davacıya hiçbir taahhüdünün bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmişse de; davaya konu icra takibine dayanak yapılan ve icra takip dosyası içinde bulunan senette borçlu olarak birden fazla kişinin imzasının bulunması, davalının icra dosyasına vermiş olduğu itiraz dilekçesinde, bu senetle ilgili olarak Alacaklıya vermiş olduğumuz ve takibe konu yapılan senet protokole bağlı teminat senedi olup alacaklı ile aramızdaki uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden takibe ve borca itiraz ediyoruz. Denilmek suretiyle söz konusu senedin davalı tarafından imzalanarak davacıya verdiği kabul edilmiştir. Kaldı ki senetteki imzalardan biri davalının imzasıyla aynı olup davalının söz konusu senette imzası bulunmadığı yolunda her hangi bir savunması olmadığı gibi yargılama aşamasındaki beyanlarından da senetteki imzanın davalıya ait olduğu da anlaşılmaktadır. Bu durumda dosya kapsamına uymayan yazılı şekildeki gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 26.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy