(1086 S. K. m. 456)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca teniyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, yaptırdığı ilköğretim okulunun yapımı sırasında davalıdan aldığı inşaat malzemelerinin ayıplı ve kusurlu olduğunun tespit raporu ile belirlendiğini ileri sürerek, ayıplı imalatın giderilmesi için gereken bedel 9.155.000.000.-TL'nin ya da nefaset tenzilatı yapılırsa, belirlenecek o miktarın hüküm altına alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
1- Mahkemece, nefaset kesintisi sonucu belirlenen bedel 2.922.000.000.-TL'nın yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir. Davacının 21.10.2004 havale tarihli dilekçesindeki istek, hükümdeki maddi bir hatanın düzeltilmesi değil müphem ve hatalı olduğu ileri sürülen davalı lehine verilen vekalet ücretinin kaldırılmasına, düzeltilmesine ilişkin olup bu istek hakkındaki incelemenin, hangi şekilde yapılacağı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 456 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan yasa hükmü uyarınca tavzih istemine ilişkin dilekçesinin bir örneğinin karşı tarafa tebliğ edilmesi ve cevap için uygun bir sürenin tayini gerekmektedir. Tavzih isteminin ancak bu gereklilik yerine getirildikten sonra incelenebileceği açıktır. Yasanın anılan hükmü emredici nitelikte olup, uyulması zorunludur.
Somut olayda yukarıda açıklandığı gibi davacının tavzih istemine ilişkin dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden karar verilmiştir.
Mahkemece HUMK'nun 456. maddesi hükmüne uygun olarak tavzih talebine ilişkin dilekçenin davalıya tebliği, cevap için uygun bir sürenin tanınması ve bu talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken tavzih dilekçesi karşı tarafa tebliğ edilmeden ve yazılı şekilde karar altına sehven davalı lehine 723.000.000.-TL vekalet ücretine karar verilmiş, davanın mahiyetine göre, vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dosya üzerinde karar verilmiştir ibarelerinin yazılması usul ve yasaya aykırı olup davalı yararına bozmayı gerektirir.
2- Davacı, dava dilekçesinde ayıplı imalatın giderilmesine ilişkin gerekli olan bedele ya da nefaset indirimine karar verilmesi şeklinde terditli olarak istekte bulunmuştur. Mahkemece, davacı isteğinden 2. seçenek olan nefaset indirimine karar verildiğine göre, davanın reddedilen bir bölümü bulunmamaktadır.
Bu nedenle, yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline ve davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup davacı yararına bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK 438/7. maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince temyiz olunan kararın arka tarafına yazılan ibarelerin silinmesine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın hüküm başlıklı bölümünün 5. bendindeki ...nden 110.000.000.-TL ibareleri ile 6. bentteki ibarelerin silinmesine, hükmün düzeltilerek ONANMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 13.03.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy