(6100 S. K. m. 240)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 1996 tarihinde satın aldığı aracı kullanması için davalı oğluna verdiğini, davalının bir süre kullandıktan sonra aracı satarak daire satın aldığını, kendisine hiçbir yardımda bulunmadığını öne sürerek, aracın rayiç değeri olan 12.000.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aracı kendi parasıyla satın alıp kullandığını, davacı ile hiçbir ilgisi bulunmadığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 4.000.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalı adına kayıtlı aracın alım bedelinin kendisi tarafından verildiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Olayda davacı baba, davalının da oğul olması ve taraflar arasında önceden düzenlenmiş yazılı bir belgenin olmaması nedeniyle tanık dinlenmesi mümkündür. Nitekim davacı karz hukuki ilişkisine dayanmış ve iddiasını da tanıkla ispat etmek istemiştir. Tarafların tanıkları dinlenmiş; davacı tanıklarından Ç. ve D. davacının kızları olup, davalının aldığı taksinin alım bedelinin davacı babası tarafından verildiğini beyan etmişler ise de, davada davacının kızı olması nedeniyle menfaati olduğu için beyanına itibar edileceğinden söz edilemez. Diğer tanık satıcı N. Noterde bakiye paranın davacı M. tarafından verildiğini iddia etmiş ise de, önceden aldığı ve bakiye ödemenin miktarını açık ve seçik olarak beyanda bulunamamıştır. Aksine davalı tanıkları H. G., H. A. samimi, inandırıcı, birbirinin beyanlarını tamamlayıcı ve doğrulayıcı ifadelerinde davalının taksi plakalı aracını satıp, bedelini de davalı tarafın ödediğini beyan etmiş olmalarına göre davalı tanıklarının beyanına itibar etmek gerekir.
Dosya içerisindeki 1.11.1995 ve 5.10.1995 tarihli Noter satış sözleşmeleri de davalının dava konusu aracı almaya parası olduğunu göstermekte ve olayı doğrulmaktadır. Mahkemece tanık ifadelerinin yorumlanmasında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.03.2006 gününde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy