(818 S. K. m. 96, 101) (4721 S. K. m. 672, 677)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 9 yıldır evli iken boşanma davası açtığını, evlilikleri sırasında 22.11.2000 tarihinde aldıkları evin tapu kaydının davalı adına yapıldığını, evin alınması sırasında kendisine ait toplam 2.000.000.000 TL değerindeki altınların bozdurularak ev bedeline katkıda bulunduğunu, ayrıca babasından mirasen kalan taşınmazın 1995 yılında satılması sonucu hissesine düşen 40.000.000 TL'nin de satış sırasında 2.000.000.000 TL olarak evin bedeline eklendiğini, toplam katkısının 4.000.000.000 TL olup taşınmazın bedelinin 2/5'ne denk geldiğini ileri sürerek katkı payı alacağına karşılık fazlası saklı 6.000.000.000 TL'nin faiziyle tahsilini istemiştir. Davalı, dava konusu evin kendi babası tarafından parası ödenmek suretiyle torunlarına güvence olması amacıyla satın alındığını, çocukların yaşlarının küçük olması nedeniyle tapu kaydının kendi adına yapıldığını, davacının evin alınmasında katkısının olmadığını, davacıya ait altınların davacı tarafından satıldığını, davacıya miras kalmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacıya ait altınların evin alınması sırasında bozdurulduğunun kabulü ile altınların değeri tespit ettirilerek taleple bağlı 2 milyar lira altın bedelinin tahsiline, miras payı kaldığı ispatlanamadığından buna ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı ile davalının evli oldukları dönemde 22.11.2000 tarihinde satın alınan mesken nitelikli taşınmazın davalı adına tapuya tescil edildiği sabittir. Yargılama sırasında dinlenen tanık beyanlarından davacının eşi davalı ile evli oldukları sırada davalının ailesi ile birlikte oturdukları, davacının daha evvel evden ayrılması sırasında yanında götürdüğü altınlarının, eve döndüğünde kayınpederi tarafından elinden alındığı anlaşılmakta olup bu altınların bir daha davacıya iade edildiği davalı tarafça ispat edilmemiştir. Ayrıca davacı tanığı Ramazan Yardibi'nin beyanından davacının babasından mirasen intikal eden taşınmazın mirasçılar tarafından 1995 yılında satılması sonucu davacıya düşen 40.000.000 TL'nin davacının kayınpederi tarafından alındığı da anlaşılmaktadır. O halde davalı adına kayıtlı taşınmazın alındığı tarih itibariyle değerinin tespiti ile davacının altınlarının o tarihteki değerinin ve mirasen kalan 40.000.000 liranın da evin alımındaki katkı oranı tespit edildikten sonra, bulunan oranın taşınmazın dava tarihindeki değerine oranlanması suretiyle davacının katkı bedeli belirlenmesi ve taleple bağlı kalınarak bulunacak bedele hükmedilmesi gerekirken miras payı ile yapılan katkı yönünden yanlış değerlendirme sonucu bu isteğin tümden reddi ve altınların da katkı oranı belirlenmeksizin değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince davalının tüm temyiz itirazının reddine, Temyiz olunan kararın 2.bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy