(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Metin Daşdelen ile davalı vekili avukat Melih Uysal'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Bursa ilinde Doğasu Eczanesinin sahibi olduğunu, Emekli Sandığı ile anlaşmalı olduğunu, yapılan incelemelerde sahte sağlık kurulu raporu ve sahte reçeteler düzenletmek, hak sahiplerinin bilgisi dışında reçeteler üzerinde doktorlar marifeti ile değişiklik ve tahrifat yapmak sureti ile sandığı zarara uğrattığından bahisle anlaşmasının 7 yıl süre ile feshedildiğini belirterek, sözleşmenin feshine ilişkin işlemin iptali ile sözleşmenin eski hale getirilmesi suretiyle devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacılar Birliğinin imzaladığı 15.2.2002 tarih 24672 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan protokol hükümlerine uygun olarak sözleşme ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı kurum sahte reçete düzenlediği gerekçesi ile davacının sözleşmesini fesih etmiş, davacı fesih işleminin aralarında haksız olarak çekişme yaratıldığından bahisle geçersizliğini istemiştir. Davalı kurum fesih işlemi ile kendisi ve diğer kamu kuruluşlarını da etkiler şekilde davacı ile çekişme yaratmıştır. Bu nedenle dava açmakta davacının hukuki yararı vardır. Davacı tarafından açılan dava mahiyeti itibariyle çekişmenin meni niteliğindedir. Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir. Mahkemece, işin esasına girilerek taraf delilleri toplanıp ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 06.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy