(4822 S. K. m. Geç. 1)
Dava: Taraflar arasındaki borç miktarının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borcunu ödeyememesi nedeniyle, hesabın kat edilerek, hakkında takip başlatıldığını, 4822 sayılı yasadan faydalanmak için 31.03.2003 tarihinde başvurduğunu, davalı bankanın bildirdiği ödeme planın fahiş olduğunu bildirerek 4822 sayılı kanuna göre borcunun tespitini talep etmiştir.
Davalı, davacı başvurusu üzerine taksitlendirme yapıldığı halde ödemediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile borcun 7.318.469.029 TL olarak tespitine, 609.872.419 TL olarak 12 eşit taksitle ödenmesine, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı bankanın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı açtığı dava ile 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için davalı bankaya 1.4.2003 tarihinde başvuruda bulunması üzerine bankanın borç miktarının toplam ne kadar olduğuna değinmeden ve bu miktarı belirtmeksizin sadece borçların 12 eşit taksitle ne zaman ödeneceğine dair bir cevap verdiğini ileri sürerek borcunun tespiti ile taksitlendirilmesini istemiştir. Davalı banka 24.4.2003 tarihli telgrafla 15.5.2003 tarihinden başlamak üzere borcun 624.026.672 TL. lik aylık taksitlerle ödenmesini davacıya bildirmiş olmakla davacı borcunun 7.488.320.064 TL. olarak istendiği anlaşılmaktadır. Davacı ise 29.12.2003 tarihli dilekçesinde borcunun 6.629.610.301 TL. olduğunu kabul etmiş, mahkemece davacı borcunun 7.318.469.029 TL. olduğu tespit edilerek aylık 609.872.419 TL. den 12 eşit taksitte ödenmesine karar verilmiş olduğuna göre mahkemece belirlenen borç miktarı davalı bankanın belirlediği miktarın altında, yargılama sırasında davacının kabul ettiği borç miktarının da üzerindedir. Bu durumda bankanın bildirdiği 7.488.320.064 TL. ile mahkemece hükmedilen 7.318.469.029 TL. arasındaki fark 169.851.035 TL. kadar davacı davasında haklı çıktığı kısım olduğundan bu miktar üzerinden davacı lehine, mahkemece hükmedilen miktar 7.488.320.064 TL. ile davacının bildirdiği borcu 6.629.610.301 TL. arasındaki fark 688.858.728 TL. davacının davasında haksız çıktığı kısım olduğundan bu miktar üzerinden davalı banka lehine vekalet ücretine hükmedilmesi masrafların da buna göre pay edilmesi gerekirken sadece davacı lehine vekalet ücretine hükmedilip, davalı banka lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi ve masrafların tamamının davalıya yüklenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy