(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 661, 644, 691)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 30.4.1998 vadeli 6.000.000.000 TL bedelli senede ilişkin davalı borçluya karşı giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini, zamanaşımına uğramış bononun adi senet sayılacağını 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve alacağın temliki hükümlerine göre yetkili hamil olduklarını ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkâr tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, zamanaşımına uğramış senedin adi senet sayılmayacağını, 10 senelik zamanaşımına da tabi olmadığını, icra takibine konu yapılamayacağını, ciranta olarak görünen alacaklı içinde hükmünü yitirdiğini savunarak davanın reddini dilemiş; davacının %40 kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının icra takibine vaki itirazının asıl alacak 6.000.000.000 TL.lik kısmına yönelik itirazının iptali ile icra takibinin bu meblağ yönünden aynen devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline, ziyade istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davasına dayanak yaptığı keşidecisi Hakan Atalay lehtarı Fikret Arıkan olan 23.3.1998 tanzim, 30.4.1998 vadeli 6.000.000.000 TL miktarlı nakden kaydını içeren emre muharrer senedin son hamili olarak keşideci Hakan Atalay aleyhine 29.4.2003 tarihinde ilamsız icra takibine girişmiş, borçlunun takip dayanağı senedin zamanaşımına uğradığı, aralarında ticari ilişki bulunmadığı ve kambiyo senedi olarak düzenlenen senedin protesto edilmediği için lehtara müracaat hakkının da düştüğü belirtilerek borcun ve fer'ilerinin tümüne itiraz etmiş olması üzerine takip alacaklısı tarafından zamanaşımına uğramış bononun adi senet sayılacağı ileri sürülerek eldeki dava açılmıştır.
Davaya konu senedin lehtarı Fikret Arıkan tarafından Kemal Çoşan'a, Kemal tarafından da davacı Mustafa Arıkan'a ciro edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, taraflarında kabulünde olduğu üzere davacının davasına dayanak yaptığı emre muharrer protesto edilmemiş senet icra takibinden çok önce TTK.nun 661. maddesinde yazılı üç yıllık zamanaşımı süresini doldurmuştur. Davacı zamanaşımına uğramış bononun adi senet sayılacağı, senet altındaki imzayı ayrıca ve açıkça inkar etmediği için borcun varlığını ikrar etmiş sayılacağı varsayımına dayanarak davasını münhasıran bu senede dayamış başka bir hukuki sebep ileri sürmemiştir. Öte yandan davacı hem dava dilekçesinde, hem yargılama sırasında TTK. nun 644 ve 691. maddelerine göre "sebepsiz zenginleşmeden bahşetmemiştir.
Durum böyle olunca davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabule karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy