(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 182)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, veresiye zirai ilaç ve tohum satın alan davalının bedelini ödemediğini, icraya da haksız itiraz ettiğini öne sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, belirtilen malları almadığını, borcu bulunmadığını bildirmiş, 18.4.2002 tarihli oturumda ibraz ettiği 8.5.2002 tarihli tahsilat makbuzuyla borcunu ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı zirai ilaç satışından doğan 387.500.000 TL asıl alacak, 91.100.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 478.600.000 TL alacağın tahsili için icra takibi başlatmıştır. Davacı alacağının dayanağı olarak 11.6.2001 tarihli açık faturayı göstermiştir. Davalı İcra Müdürlüğüne yaptığı itirazında almış olduğu ilaç bedellerinin 8.5.2001 tarihli 500.000.000 TL. lık tahsilat makbuzu ile ödendiğini, hiçbir borcu kalmadığını bildirmiştir. Mahkemece, faturaya konu malların davalıya satıldığı konusunda yazılı belge ibraz edilmediği, borç doğuran temel hukuki ilişki ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki mahkemenin kabulünün aksine, davalı taraf İcra Müdürlüğüne verdiği itiraz dilekçesinde ve 18.4.2002 tarihli celsede davacıdan zirai ilaç aldığını kabul etmekte, bedelini ise makbuzla ödendiğini savunmaktadır. Bu durumda mahkemenin akdi ilişkinin kanıtlanamadığı şeklindeki kabulü doğru değildir. Ancak, davacının ibraz ettiği fatura 11.6.2001 tarihini taşımasına karşılık davalının ödeme makbuzu daha önceki bir tarih olan 8.5.2001 tarihini taşımaktadır. Mahkemece bu hususlar üzerinde durulmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece taraflar isticvap edilip aralarında zirai ilaç satışı konusunda birden fazla ilişki olup olmadığı açıklattırılmalı, B.K. 182/2 maddesi gereğince hilafına adet veya mukavele mevcut değilse satışın peşin olduğuna dair karine gözetilip, davacının satışın veresiye olduğuna dair delilleri toplanmalı, faturadaki miktar ile ödeme makbuzundaki farklılık taraflara açıklattırılıp sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ve eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy