(2004 S. K. m. 67) (4822 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kredi kartı borçlarını ödemediğini ve 30.4.2003 tarihinde hesabın kat edilerek ihtar gönderildiğini ancak ödemediğini ve yapılan takibe itirazında 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinin uygulanması gerektiğini bildirdiği, ancak anılan yasanın yürürlük tarihinde henüz hesabının kat edilmediği yani temerrüdün oluşmaması nedeni ile yasadan yararlanamayacağı ileri sürülerek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı bankaya yasadan yararlanmak için süresinde müracaat ettiğini bu nedenle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının 4822 sayılı kanun kapsamında temerrüde düşürülmediği, bu nedenle geçici 1. maddedeki uygulama ve hesaplamadan davacının yararlanamayacağından bahisle itirazın kısmen iptaline ve %40 tazminata karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davalının noter aracılığıyla ve süresinde 9.4.2003 tarihinde davacı bankaya 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesindeki imkanlardan yararlanmak üzere başvurduğu dosya kapsamı ve davalının kabulü ile sabit ve tartışmasızdır. Yine bilirkişi raporuna ekli belgeler ve davalı tarafa ibraz edilen ekstrelere göre davalının, kartlardan birincisinde (... 3336 nolu) en son harcamanın yapıldığı ekstrenin 10.1.2003 son ödeme tarihli olup, bu ekstreden sonra asgari ödeme tutarının tamamının ödenmediği, yine ikinci kartla (... 0801 nolu) ilgili olarak en son harcamanın yapıldığı ekstrenin, 10.10.2002 son ödeme tarihli olup, bu ekstreden sonra asgari ödeme tutarının tamamının ödenmediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca ödenmeyen kredi kartları borcu nedeniyle, davalı hakkında icra takibi aşamasına gelinmiş olup, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinin uygulanması gerekir. Davalı kredi kartlarını borçlarını en son harcamalarını yaptığı ekstredeki son ödeme tarihlerine kadar ödemediğine ve daha sonraki aylarda gönderilen hesap ekstrelerinde de bu tutumunu devam ettirdiğine göre, kredi kartlarını en son kullandığı ayın son ödeme tarihleri olan 10.1.2003 ve 10.10.2002 tarihleri itibariyle temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.
Bu tarihlerden itibaren 30.4.2003 tarihine kadar bekleyip, bundan sonra kat ihtarnamesi gönderen davacı bankanın iyiniyetli olduğundan ve bu arada geçen sürenin de makul bir süre olduğundan bahsedilemez. Hal böyle olunca kredi kartının kullanıldığı ayın en son ödeme tarihleri olan 10.1.2003 ve 10.10.2002 tarihleri temerrüt tarihi kabul edilerek buna göre; asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereğince, istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve Banka Sigorta Muamele Vergisi eklenmeli, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanunu'nun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki ana paradan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir.
Davacının süresinde 4822 sayılı yasadan yararlanmak üzere başvurduğu mahkemenin de kabulündedir. Hal böyle olunca, az yukarıda açıklanan yöntemle 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre hesaplama yaptırılmak ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle ve yasanın amacına uygun düşmeyen bilirkişi görüşüne dayanılarak yararlanma hakkı bulunmadığından bahisle davanın reddi şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, 30.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy