(818 S. K. m. 53)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, sahte reçete ve kupür düzenledikleri iddiası ile haklarında kamu davası açıldığını, davalı Şırnak Valiliği'nin bu davaları dayanak göstererek, kamu kurumlarının davacıların sahip olduğu eczaneler ile sözleşmesini feshetmelerini bildirdiğini, bu uygulamanın haksız ve yanlış olup, suçluluğu henüz kanıtlanmamış olduğundan sözleşme yapılmamasının zarar doğuracağını öne sürerek, kararın haksızlığının hüküm altına alınarak ortadan kaldırılmasını istemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı 6.3.2002 tarihli yazı ile aralarında davacılara ait eczanelerin de bulunduğu eczane işleticileri hakkında resmi evrakta sahtekarlık ve kamu kurumunu dolandırmak suçlarından dava açıldığını, tedavi ödemeleriyle ilgili Bütçe Uygulama Talimatının eki Ek-4 protokol başlıklı eczanelerle yapılan sözleşme tasarısının VI-ANLAŞMA başlıklı bölümünün 4. maddesinde Kurum veya Kuruluş, yukarıda belirtilen fiillerden dolayı mahkemelerde yargılamaları devam eden eczanelerle, bu protokolde belirtilen süreden az olmamak şartıyla fesih sürelerine bağlı kalınmaksızın yargılama süresince sözleşme yapamaz hükmüne göre yukarıda sayılan eczanelerle 2002 yılında sözleşme yapılmasının mümkün bulunmadığını bildirmiştir.
Mahkemece bu hususun aynı zamanda devam eden sözleşmenin feshi sonucunu da içereceği ve yargılama sürerken ifadesinin yeterli olduğunun kabulü ile kesin hüküm şartının aranmasına gerek olmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacılar hakkında açılmış olan Ağır Ceza Mahkemesindeki dava derdesttir. B.K.nun 53. maddesine göre Hukuk Hakimi, Ceza Mahkemelerinin kesinleşen mahkumiyet kararında sabit görülen olaylar ile bağlı olduğu gibi ceza mahkemelerince beraat kararı verilse bile kabul ettiği maddi olgularla da bağlıdır. Bu nedenle ceza davasının sonucu, davayı etkiler. Bu nedenle ceza davasının bekletici mesele kabul edilerek, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy