(818 S. K. m. 194, 217)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, 27.10.1998 tarihinde davalılardan satın aldığı 4 katlı yurt binasının 17.08.1999 depreminde tamamen yıkılıp enkaz haline geldiğini ayıplı imalattan davalıların sorumlu olduğunu öne sürerek, demirbaş eşyalarla birlikte toplam zarar olan 412.701.070.915 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar Murat ve Sedat, inşaatın yapıldığı tarihteki yönetmeliğe uygun olarak babaları Nazmi Tetik tarafından yaptırıldığını, kusur bulunmadığını bildirerek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın reddine dair kararın Dairemizce bozulması üzerine, bozma ilamına uyularak ve gerekli inceleme yapılarak davalı Murat ve Sedat Tetik aleyhine açılan davanın reddine; davalı Serdivan Belediye Başkanlığı aleyhine açılan davanın İdare Mahkemesi yetkili olduğundan görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının Serdivan Belediye Başkanlığı' na yönelik temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalıların murisi Nazmi Tetik tarafından yapılıp davacıya 27.10.1998 tarihinde satılan binanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 09.06.1975 tarihli ve Afet Bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmeliğe uygun yapılmadığı zemin etüdü, statik betonarme projelerinin de yönetmeliğe uygun yapılmadığı, 25.11.2004 tarihli bilirkişi raporundan anlaşılmaktadır. Raporda zemin etüdü ile statik projeyi yapan firmanın %30, kontrol mühendisi %30, Belediye %20 oranında kusurlu oldukları bildirilmişse de, bu kişileri istihdam eden davalıların murisi Nazmi Tetik bu işlemlerden sorumlu olduğu gibi B.K.'nun 217 ve 194. maddeleri gereğince de davalılar ayıba karşı tekeffül nedeniyle davacıya karşı sorumludur.
Öte yandan bilirkişice davacının yapıyı teknik olarak kontrol ettirmeden ayıplı yapının alınmasında %20 oranında kusurlu olduğu belirtilmişse de ayıplı mal satımında davacının herhangi bir kusur ve sorumluluğu da bulunmamakta olup, davacıya bu konuda kusur izafe edilmesi doğru değildir.
Mahkemece davalının sorumlu olduğu kabul edilerek davacının talep edebileceği tazminat miktarı araştırılıp belirlenerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy