(4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki ödeme planına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından kaynaklanan borcunu ödeyemediğini, 8.4.2003 tarihinde davalı bankaya 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesindeki imkanlardan yararlanmak için başvurduğunu, davalı bankanın gönderdiği ödeme planı ile fazla borç çıkardığını bildirip, borcunun 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesi uyarınca yeniden hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, davacının ödeme planındaki taksitleri ödemediğinden 4822 sayılı kanundan yararlanma hakkını kaybettiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalı banka tarafından çıkarılan ödeme planına uyulup ödeme yapılmadığından, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girmesinden önce, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borcunu ödeyemeyerek temerrüde düştüğü, yasının geçici 1. maddesinden faydalanmak için bankaya 8.4.2003 tarihinde başvurduğu ve bankanın da ödeme planı çıkardığı taraflar arasında çekişmesiz olduğu gibi, bu husus mahkemenin de kabulündedir. Davacı, bankanın çıkardığı ödeme planının yasaya aykırı olarak yapıldığı yani fazla borç çıkarıldığı iddiasıyla bu davayı açarak yasanın geçici 1. maddesine göre borcunun hesaplanmasını istemiştir. Gerçekten de davalı bankanın çıkardığı borç ve ödeme planı yasaya aykırı olarak hesaplanıp düzenlenmiş ise davacının bu ödeme planını kabul etmesi kendisinden beklenmeyeceği gibi, bu ödeme planına uymaması da yasadan yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. Öyle olunca davalı bankanın çıkardığı borç ve ödeme planının denetlenmesi ve bu amaçla yasaya göre davacı borcunun hesaplanması gerekir. Mahkemece davacının borcunun tespiti için uzman bilirkişiden açıklamalı, gerekçeli denetime elverişli rapor alınarak belirlenip, sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy