(4077 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Doğuş A.Ş'nin ithal ettiği, diğer davalı Çalışkanlar A.Ş'nin sattığı 2002 model Volkswagen Polo aracı 31.12.2001 tarihinde satın aldığını, 14.4.2004 tarihinde seyir halinde iken 5.vitese geçiş esnasında aracın arızalandığını, yapılan kontrolde şanzımanın arızalı olduğunun ve yenisi ile değiştirilmesinin 6.600.000.000 TL masraf gerektirdiğinin belirlendiğini, arızanın imalat hatasından kaynaklandığını, davalıların bu masrafı karşılamayı kabul etmediklerini ileri sürerek şanzıman değişim ücreti olan 6.600.000.000 TL ile aracın kullanılmadığı her gün için 75 dolar tazminat ile 50.000.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalı Doğuş A.Ş., 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, ayıp bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş, diğer davalı Çalışkanlar A.Ş. davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Davacının, davalı Doğuş A.Ş'nin ithal ettiği aracı 31.12.2001 tarihinde satın aldığı, 14.4.2004 tarihinde aracın şanzımanında arıza meydana geldiği taraflar arasında ihtilafsızdır. 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'un 4. maddesinin 4.fıkrasında Bu madde ile ayıba karşı sorumlu tutulanlar, ayıba karşı daha uzun bir süre ile sorumluluk üslenmemişlerse, ayıplı maldan sorumluluk, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslimi tarihinden itibaren iki yıllık zamanaşımına tabidir. Bu süre konut ve tatil amaçlı taşınmaz mallarda beş yıldır. Ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı yapılacak talepler ise üç yıllık zamanaşımına tabidir. Bu talepler zarara sebep olan malın piyasaya sürüldüğü günden başlayarak on yıl sonra ortadan kalkar. Ancak, satılan malın ayıbı, tüketiciden satıcının ağır kusuru veya hile ile gizlenmişse zamanaşımı süresinden yararlanılamaz. Düzenlemesi mevcuttur. O halde mahkemece araç üzerinde konusunda uzman bilirkişiler vasıtasıyla inceleme yaptırılarak, araçtaki arızanın imalat hatası mı yoksa kullanım hatasından mı kaynaklandığı tespit edilmeli, imalat hatası olduğu sonucuna varıldığı takdirde satıcı veya ithalatçının ağır kusuru olup olmadığı araştırılmalı, davalının ağır kusuru olması halinde zamanaşımından yararlanamayacağı, ağır kusuru yok ise davalı Doğuş A.Ş. yönünden zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle sorumlu tutulamayacağı göz önüne alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-) Davalı Çalışkanlar A.Ş. adına çıkarılan dava dilekçesi 26.6.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olup bu davalı davaya karşı yanıt vermemiş, zamanaşımı itirazında bulunmamıştır. Yasal süre içinde ilk itirazlardan olan zamanaşımı itirazını ileri sürmeyen bu davalı yönünden de zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy