(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borçlusu olan davalı aleyhine yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin tüketici aleyhine hükümler içerdiği ve 4077 sayılı yasa gereği en az 7 gün süreli ihtarnamenin çekilmemiş olmasına dayanılarak geçerli bir sözleşme yaptığının kabulü ile 17.721.450.736 TL. asıl alacağa takip tarihinden %55 temerrüt faizine hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, kredi kartı borcunun ödenmemesi nedeniyle 19.3.2002 tarihinde toplam 23.544.647.438 TL. nın tahsili için icra takibi yapmış davalının itirazı üzerine de 10.9.2002 tarihinde itirazın iptali için bu davayı açmıştır. İtirazın iptali davası yapılan icra takibine karşı, borçlunun itirazı üzerine duran takibin devamını sağlamayı temin eder. Bu nedenle davada haklılık durumu, icra takip tarihi itibariyle belirlenmesi gerekir. Mahkemece icra takip tarihi 19.3.2002 tarihi itibariyle alacak miktarının tespiti gerekirken 16.2.2002 tarihi itibariyle belirlenen alacak miktarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- Mahkemece kredi sözleşmesinde akdi ve temerrüt faizi oranları belirlenmediği için takip tarihinden itibaren Merkez Bankasının belirlediği %55 oranı üzerinden temerrüt faizi yürütülmesini istemiştir. Davacı temyiz dilekçesine eklediği listede Merkez Bankasının belirlediği oranın %60 olduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, takip tarihi itibariyle uygulanacak faiz oranının Merkez Bankasından sorularak hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde %55 faiz oranı uygulanması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4- Davacı, itirazın iptali davasında, %40 oranında icra inkar tazminatı istemiş, mahkemece gerekçesi gösterilmeden icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. İİK. 67/2 maddesi hükmünce icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun kötü niyetli etmiş bulunması yasal koşullardandır. İcra inkar tazminatı aleyhinde yapılan icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmesi için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal koşullar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, asıl alacak miktarı üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken hiçbir gerekçe gösterilmeden inkar tazminatı isteminin reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2, 3 ve 4 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle kararın davacı lehine yararına BOZULMASINA, 18.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy