(5272 S. K. m. 15)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kâğıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili ile davacı vekili avukat gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, Kalamış ve Fenerbahçe Yat. Limanlarının işleticisi olduğunu, davalıya ait teknenin Liman hizmetlerinden yararlanmasına rağmen hizmet bedelini ödemediği gibi girişilen icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dayandığı kira sözleşmesinin idari yargıda iptal edilmiş olduğunu, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dışı Kadıköy Belediyesi ile yapmış olduğu 11.08.1987 tarihli kira sözleşmesi gereğince Kalamış ve Fenerbahçe Yat limanlarını işlettiğini, davalının tekne bağlama ücretini ödemediğini ileriye sürmüş, davalı ise, davacının Kadıköy Belediyesiyle yaptığı sözleşmenin iptal edildiğinden fuzuli şagil durumundaki davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını savunmuştur. Kalamış Fener Caddesindeki denizden dolma arsanın önce hazine tarafından Kadıköy Belediyesine tahsis edildiğini, sonra belediyece 11.08.1987 tarihli sözleşme ile önceki kiracı TK-Art İnş. AŞ.ye kiraladığı onun da mecuru davalıya devrettiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Ne var ki, Belediyenin 1997 yılından itibaren 10 yıl süreli kiralama işlemi İstanbul 4 nolu idare mahkemesinin 26.10.2000 tarihli karan ile iptal edilmiş, bu karar Danıştay 6. Dairenin 12.03.2002 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Söz konusu yerlerin, esasen devletin hüküm ve tasarrufunda sayılan yerlerden olduğu, yol, yeşil alan ve rekreasyon amaçlı olarak Belediyeye tahsis edilmesine rağmen, tahsis amacı dışında kullanıldığı, bu nedenle Belediyeye olan tahsisin ve Belediyece yapılan kiralama işleminin de iptal edilerek, davacının bu yerde fuzuli şagil olarak kaldığı anlaşılmaktadır. Böyle olunca davacının söz konusu yerlerle ilgili tekne bağlama ücreti talep etmesi mümkün olmadığı gibi, bunun dışında davalıya başkaca hizmet verildiği de iddia ve ispat edilmiş değildir. Zaten icra takibinde takip konusu alacak dayanağı, tekne bağlama ücreti olarak açıklanmıştır. Aksinin kabulü halinde davalının, gerçek hak sahiplerini takibi halinde mükerrer bedel ödemekle karşı karşıya geleceği kuşkusuzdur. Başka şahıslar ile ilgili davacı tarafından açılan davalar red edilmiş ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece davanın reddine karar vermek gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy