(4822 S. K. geçici m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki 4822 sayılı yasaya göre borcun saptanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımı sonucu bankaya oluşan borcunu ödeyemediğini, hakkında icra takibi yapıldığını, 4822 sayılı yasadan yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, yasa uyarınca borcunun 1.211.217.027 TL olduğunu, icra takibinden sonra davalı hesabına 01.0360.010.000 TL ödediğini ileri sürerek borcunun tespiti ile borcun itfa edilmiş sayılmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takibe konu olan davacı borcunun 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereğince 489.463.220 TL olduğunun ve 14.04.2003 tarihinde başlayan aylık taksitlerin 40.788.601,6 TL olduğunun ve borca karşılık 24.04.2003 tarihinde 270.000.000 TL 05.06.2003 tarihinde 135.000.000 TL, 03.07.2003 tarihinde 90.000.000 TL taksit ödemesi yapıldığının, indirilmesi gerektiğinin, geciken zamanında ödenmeyen aylık taksitlere ödeme tarihine göre senelik %50 temerrüt faizi uygulanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda değişiklik yapan 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesine dayalı olarak açılan borç tespitine ilişkin olup, davacının kredi kartından doğan borçlarını süresinde ödemeyerek temerrüde düştüğü ihtilafsızdır. Mahkemece de, benimsenen bilirkişi raporunda borç ve taksit miktarları temerrüt tarihinden itibaren hesaplama yapılarak belirlenmiş ise de 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesinin varsa, icra masrafları, faizin vergisi ve Avukatlık Ücretini ortadan kaldırmadığı, gözönüne alınmaksızın bu ve benzer giderler hesaplamaya dahil edilmemiştir. Oysa temerrüt tarihinden itibaren asıl alacak ve akdi faizden oluşan anapara alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra, Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, varsa icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, Avukatlık Ücreti ve faizin banka sigorta muamele vergisinin borca ilave etmek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerin de BK.nun 84. maddesi nazara alınarak, ödeme tarihleri itibariyle borçtan mahsup etmek suretiyle bulunan alacak tutarının 12 eşit takside bölünmesi gerekirken bu hususlar gözönüne alınmaksızın eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 02.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy