(4721 S. K. m. 217) (1086 S. K. m. 284)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Davacı, 31.5.2001 tarihinde davalı ile boşandıklarını, evlendikleri zaman 11.9.2004 tarihli mihir senedindeki eşyaların kendisine bağışlandığını ne var ki bu eşyaların evden ayrılırken davalıda kaldığını ileri sürerek, eşyaların aynen iadesine, olmadığı takdirde bedeli olan 3.678.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mihir senedi ne dayanılarak talepte bulunulamayacağını, bağışlamadan rücu koşullarının gerçekleştiğini, davacının evden ayrılırken eşyaları götürdüğünü belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, kararda yazılı olan eşyaların aynen iadesine, mümkün olmaması halinde eşyaların bedeli olan 3.668.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda mihir senedinde belirtilen dokuz adet bileziğin 14 ayar olduğu kabul edilerek hesaplama yapılmıştır. Davacı, bileziklerin 14 ayar değil 22 ayar olduğunu belirterek bilirkişi raporuna itiraz etmişse de bilirkişiden ek rapor alınmamıştır. Mihir senedinde, bileziklerin hangi ayarda olduğu belirtilmemiştir. Ne var ki evlilik sırasında takılan bileziklerin 18 veya 22 ayar olması hayatın olağan akışına daha uygundur. Bu nedenle mahkemece, bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle, bu konuda araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy