(6183 S. K. m. 51)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat C. Gököz ile davalı vekili avukat U. Sarp gelmiş, diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Milli Emlak Dairesi ile yapılan 3.4.2000 tarihli sözleşme ile taşocağını işletmek için kiraladığını, kiralama süresi içinde kira bedeli ve rüsum bedelini ekonomik kriz ve kaçak kum-çakıl çıkarılmasının önlenememesi nedeniyle ödeyemez duruma geldiğini, 22.000 m3 rezervi hiç kullanamadığını, çıkardığı 4300 m3 malzemenin de sahada kaldığını, kullanamadığı ve çıkartamadığı malzeme bedelinin 28.450.000.000 TL olduğunu ileri sürerek Milli Emlak Müdürlüğünün istediği 6.050.000.000 TL kira bedeli ile özel idarenin istediği 12.375.000.000 TL rüsum bedelinin rezerv ve mamul değerlerinden mahsubu ile borcunun olmadığının tesbitini istemiş, ıslah dilekçesi ile de 24.481.606.392 TL. nın tahsilini talep etmiştir.
Davalı İl Özel İdaresi, davacının ocak sahasını inceleyerek taahhütte bulunduğunu, sözleşme uyarınca talepte bulunamayacağını savunmuş, diğer davalı hazine ise davanın reddini dilemiş ve karşı dava olarak da 3.442.050.000 TL kira bedelinin 30.12.2000 tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde belirtilen oranlarda işlemiş ve işleyecek faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile 3.442.050.000 TL asıl alacak ve 6.951.575.000 TL birikmiş faiz olmak üzere asıl alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanarak davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı ile davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı-karşı davacı hazinenin temyiz itirazlarının incelenmesinde; taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin eki niteliğinde bulunan taşınmaz kira şartnamesinin 19. maddesinde vadesinde ödenmeyen kira bedellerinin 6183 sayılı yasanın 51. maddesinde belirlenen oranda gecikme zammı uygulanarak tahsil edileceği hükme bağlanmış olup, bu hüküm tarafları bağlar. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek ödenmeyen kira bedelinden dolayı asıl alacak miktarına dava tarihinden itibaren 6183 sayılı yasanın 51. maddesi uyarınca gecikme zammı uygulanması gerekirken yasal faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün iki numaralı bendinin üçüncü cümlesinde yer alan (yasal faizi) kelimelerinin çıkarılarak yerine aynen (6183 sayılı 51. maddesinde hükme bağlanan gecikme zammı) söz ve rakamlarının eklenmesine, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya ödenmesine, 12.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy