(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile aralarında düzenlenen abonman sözleşmesi ile davalının üç adet cep telefonu hattını kendi kullanımına tahsis ettiğini, bunlardan birisinin Hatay, Kırıkhan İlçesinde kullanıldığını, yurt dışına çıkmadığı halde Suriye'de bulunan baz istasyonlarından bağlantı kurulduğundan bahisle uluslararası görüşme yapıldığı kabul edilerek 2.369.500.000 TL.'lık fatura düzenlendiğini bildirip, bu kadar borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının abonelik sözleşmesi imzalanırken uluslar arası görüşme ve dolaşım hatlarının açık olmasını istediğini,
nolu telefonu Kırıkhan'da kullandığını ve makinesinde şebeke seçimini otomatiğe bağladığından Suriye üzerinden bağlantı yapıldığını ve bunun görüşme yapılırken telefon makinesinde görüldüğünü, davacının bunu bilerek konuştuğunu, kendilerinin yurt dışındaki GSM şirketine yapılan görüşme nedeniyle ödeme yaptıklarını, olayda kendilerinin kusuru olmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davacının davalıya
nolu cep telefonu ile yurt dışından görüşme yapmadığı ve 2.364.250.000 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının mensubu olduğu kurumu ile davalı arasında yapılan protokole göre üç cep telefonu hattının davalı tarafından davacıya tahsis edildiği ve davacının bunlardan
nolu hattı Kırıkhan'a kullanılmak üzere yakınına verdiği, ancak bu hat ile diğer hatlar arasında yapılan görüşmenin Suriye'de bulunan baz istasyonundan gerçekleştiği ve davalının yurtdışından görüşme yapıldığından bahisle fatura düzenlenmesi nedeniyle bu davanın açıldığı, Kırıkhan'dan da davalının baz istasyonunun bulunduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, bu konularda taraflar arasında da bir ihtilaf bulunmamaktadır. Abone sözleşmesinde, davacıya tahsis edilen hatların uluslar arası görüşmeye ve dolaşıma açık olması abone tarafından istenilmiştir. Davalı Kırıkhan'da kullanılan hattın bağlı olduğu telefon makinesinde şebeke seçiminin otomatik şebeke seçimine bağlandığından, cihazın Suriye'deki hat üzerinden bağlantı kurduğunu ve bunun da cihazda konuşma yapılırken görüldüğünü, cihazı kullananın bunu bilerek konuşma yaptığını ve bu nedenle yabancı GSM şirketine ödeme yaptıklarından düzenledikleri faturanın doğru olduğunu savunmuştur. Mahkemenin kararına dayanak yaptığı avukat bilirkişinin hazırladığı raporda davalının savunmasında ileri sürdüğü hususlar üzerinde durulup, araştırma ve açıklama yapılmamıştır. Kararda da davalının bu savunması üzeride durulmamıştır. Şayet davacı kullanımındaki telefon makinesinde şebeke seçiminin otomatik şebeke seçimine bağlanması ve yapılan görüşme sırasında yabancı hat üzerinden görüşme yapıldığının anlaşılmasının mümkün olması halinde, abonenin bunu bilerek yaptığının kabulü ve buna göre düzenlenen faturayı da ödemesi gerekir. Öyle ise mahkemece tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda hukukçu ve teknik bir bilirkişiden oluşacak heyete araştırma yaptırılarak açıklamalı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy