(1086 S. K. m. 308)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 03.11.2000 tarihinde Dayanıklı Tüketim Ürünleri Tüketici Kredi Sözleşmesi imzaladıklarını, davalının borcunu ödemediğini belirterek 1.352.927.099 TL asıl alacak ve 5.654.141.980 TL gecikme faizinin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacı ile sözleşme imzalamadığını, sözleşme tarihinde cezaevinde bulunduğunu, davacıdan ürün satın almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı 03.11.2000 tarihli kredi sözleşmesine dayanak davalı hakkında bu davayı açmıştır. Davalı verdiği cevap layihasında sözleşme tarihinde cezaevinde tutuklu bulunduğunu, davacı şirketle sözleşme yapmadığını ve imzanın da kendisine ait olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur. Gerçekten de davacının sunduğu sözleşme örneğindeki kimlik bilgileri ile davalının sunduğu kimlik bilgileri birbirini tutmamaktadır. Öyle ise öncelikle Mahkemenin sözleşmedeki imzanın davalıya ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırması ve sonucuna göre bir karar vermesi gerekirken davalının savunması üzerinde durulmadan eksik inceleme ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 21.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy