(4077 S. K. Geç. m. 1) (818 S. K. m. 84)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı bankanın vermiş olduğu kredi kartı nedeniyle borcunu ödeyemediği için hakkında icra takibine girişildiğini, 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı kanunun geçici 1. maddesi gereğince ödeme olanağından yararlanmak için davalı bankaya 10.4.2003 tarihinde başvurduğunu, ödeme planı çıkartılmadığını, ileri sürerek borcunun yasa gereği hesaplanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, icra takibine konu borcun 3.035.881.393 TL olduğu ve 20.6.2003 tarihinden başlayan 252.990.116 liralık taksitlerle ödenmesine, dava tarihinden sonra yapılan ödemenin indirilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, davacının davalı bankadan aldığı kredi kartının kullanımından doğan borçlarını ödeyememesi nedeniyle 4077 sayılı yasada değişiklik yapılmasına dair 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanması için açılmıştır. Davacının temerrüde düştüğü ihtilafsızdır. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda borç miktarı, davalı bankanın kat ihtarında 20.7.2001 tarihi itibariyle bildirdiği ana paranın %50'si, ana paraya ilave edilerek bulunan miktarın 12'ye bölünmesi suretiyle belirlenmiş ise de hesaplama yukarıda anılan yasaya ve T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğünün genelgesine uygun düşmemiştir.
Oysa temerrüt tarihinden itibaren asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana para alacağına, başvuru tarihine kadar yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, icra takibi nedeniyle vekalet ücreti, tahsil harcı ve icra takip masrafları da ilave edilmek suretiyle bulunan miktardan, var ise bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde BK. 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihleri itibariyle borçtan mahsup edildikten sonra bulunan alacak tutarının 12 eşit takside bölünmesi gerekirken bu hususlar göz önüne alınmaksızın eksik olarak hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.
Sonuç: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 09.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy