(818 S. K. m. 392)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Z. Kahraman ve vekili avukat E. Bademci ile davacı A. Kahraman ve vekili avukat K. Tokgöz'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile 4.2.1982 tarihinde evlendiklerini, kendisine ait hisseli taşınmazının kamulaştırma parası ve bankadan aldığı kredi ile 1988 yılında 36 nolu daireyi satın aldığını, davalının ısrarı ile yarı hissesinin davalı adına yapılması için yurt dışında çalıştığı için vekalet verdiğini, davalının bu vekalet ile önce daireyi 3.şahsa satıp bilahare tüm hisseyi kendi üzerine aldığını ve yeniden satarak da yerine 62 nolu daireyi satın aldığını, davalının ev hanımı olup hiçbir katkısı bunmadığından 62 nolu dairenin adına tesciline mümkün olmazsa Şimdilik 100.000.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare ıslah yoluyla bu miktarı 199.042.484.670 TL ye çıkartmıştır.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 62 nolu dairenin rayiç değeri 138.000.0000.000 TL. nın dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu dairede davalının hiçbir katkısının bulunmadığını ileri sürerek bu davayı açmıştır. Davalı ise, 29.4.1969 tarihinden 30.6.1984 tarihine kadar Almanya'da çalıştığını, bu süre içine 400.000 DM civarında ücret aldığını, yine kesin dönüşü ile birlikte işten çıkma tazminatı ile sigorta parası aldığını, evlendiğinde tüm ev eşyalarını kendisinin getirdiğini, davalının ilk evliliğinden olan iki çocuğuna nafaka ödediğini, birikimleri ile sahibi olduğu evler ve aracın satılması ile ortak giderlere katkısının olduğunu ve bu birikimleri ile dava konusu eve sahip olduğunu savunmuştur. Davalı savunmasına ilişkin olarak gelir vergisi denkleştirme belgesi ile tazminat ödemesine ilişkin makbuzları dosyaya ibraz etmiştir. Davacı adına hisseli görünen 922 nolu parselin 1987 tarihinde kamulaştırıldığı, 1 nolu parseldeki 36 nolu dairenin 22.11.1988 tarihinde davacı tarafından satın alındığı, davacının davalıya verdiği 17.12.1993 tarihli vekalet ile bu dairenin davalı tarafından 3. şahsa satılıp bilahare 30.12.1993 tarihinde davalı tarafından satın alındığı ve 20.5.1997 tarihinde yeniden 3. şahsa satarak 24.6.1997 tarihinde 62 nolu daireyi satın aldığı dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Yine belgelerden davalı adına kayıtlı olan 12 nolu daire ile, 7 nolu dairenin tahsis hakkının 3.şahıslara devredildiği, üyeliği davacı adına bulunan kooperatif ödemelerine ilişkin dekontlarda ödeyenin davalı olduğu, davalı adına DM hesabının bulunduğu ve zaman zaman çekildiği anlaşılmaktadır. Dinlenen davalı tanıkları da davalı beyanını doğrulamışlardır. Bu bilgi ve belgeler ışığında; mahkemece, davalının ibraz ettiği kayıt ve belgeler incelenmeli, tarafların edindikleri tüm malvarlıkları değerlendirilmeli, kamulaştırma bedeli ve evlilik birliği içindeki tüm gelir ve giderler belirlenerek, dava konusu dairenin alınmasında davalının bir katkısının bulunup bulunmadığı gerektiğinde bilirkişi raporu da alınarak ayrıntılı olarak incelenmelidir. Mahkemece, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlere temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 12.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy