(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı şirket temsilcisi Abdullah Kanca ve vekili avukat Sedat Konurca ile davalı vekili avukat Işıl Aktürk'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalıdan 1.500.000 dolara üç adet taşınmaz satın alıp bedelini ödediklerini, tapunun 10.6.1919 tarihinde devir edildiğini, daha sonra taşınmaz üzerindeki evin eşyalarının da bırakılarak tahliyesi halinde 100.000 dolar ödemeyi kabul ve taahhüt ettikleri halde, davalının eşyaları bırakmadığı gibi 100.000 doların tahsili için icra takibine geçtiğini bildirip Kadıköy 1. İcra Müdürlüğünün 2002/10871 esas sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafa sattığı Gebze-Darıca'daki ev-arsa ve müştemilatını ve listede yazılı eşyalarla birlikte tahliye ve teslim ettiğini, takipte istenen bedelin satış bedeli bakiyesi olduğunu bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, menfi tespit davasıdır. Davacının talebi üzerine mahkemece 19.11.2002 tarihinde icradaki paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmiş; karar infaz edilmiştir. İİK. 72 maddesi gereğince ihtiyati tedbir kararı ile alacağına geç kavuşan alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece davanın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle icra inkar tazminatı takdirine yer olmadığına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacı Abdullah Kanca'nın temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle hükmün 2. fıkrasındaki ( dava yargılamayı gerektirir nitelikte bulunduğundan icra inkar takdirine yer olmadığına ) sözlerinin çıkarılarak yerine ( asıl alacak 100.000 Dolar ( Tl karşılığı 167.383.300.000 üzerinden %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine ) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş biçimiyle ONANMASINA,peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 16.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy