(4822 S. K. m.1, Geç. m. 1) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kredi kartından doğan borcunu ödemediği gibi girişilen icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, 4822 sayılı yasa gereği başvuruda bulunduğunu davalının başvurusunu kabul etmediğini davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.569.748.228 TL. için yapılan itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasanın 1. maddesine göre, bu kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeni ile ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya icra takibine konu edilen kredi kartları borçları, temerrüt tarihindeki anaparaya yıllık %50 yi geçmemek üzere gecikme faizi uygulamak üzere 12 eşit taksit ile ödeneceği, son fıkrasında da bu madde hükümlerinin, tüketicinin kredi verene kanunun yayımı tarihinden itibaren 30 gün içinde yazılı müracaatı halinde uygulanacağı hükmü getirilmiştir. Davalının kredi kartı son harcamasının son ödeme tarihi 5.11.2002 tarihi olduğuna göre, davalının borcu bu tarih itibari ile icra aşamasına gelmiştir. Davacı bankanın 2.6.2003 tarihinde hesabı kat edip 17.6.2003 icra takibine girişmiş olması, davalının 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanma hakkını ortadan kaldırmaz. Öyle olunca davalının 5.11.2002 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir. Bu şekilde belirlenen temerrüt tarihindeki, asıl alacak + akdi faizden oluşan ana alacağa, temerrüt tarihinden bankaya başvuru tarihine kadar yıllık %50 faiz uygulanacaktır. Bu biçimde oluşan toplam alacağa 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi, icra takibi varsa tahsil harcı, icra masrafları, faizin vergisi ve avukatlık ücretini ortadan kaldırmadığından, asıl alacak ve akdi faizden oluşan anapara alacağına yıllık %50 gecikme faizi uygulandıktan sonra, Banka Sigorta Muamele Vergisi uygulanmak, kredi kartı borçlusunun başvurusundan önce yapılmış icra takibi varsa, icra takibinde istenen miktarı geçmemek üzere tahsil harcı, icra masrafları, avukatlık ücreti ve faizin Banka Sigorta Muamele Vergisini borca ilave etmek, bankaya başvuru tarihine kadar borçlu tarafından yapılan ödemelerinde, Borçlar Kanununun 84. maddesi nazara alınarak ödeme tarihi itibariyle borçtan (temerrüt tarihindeki anaparadan) mahsup edilmeli ve kalan toplam alacak tutarı 12 eşit takside bölünmelidir. Bu durumda Mahkemece yeniden yukarıdaki açıklamalar ışığında bilirkişi incelemesi yaptırılıp, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz rapora dayanılarak hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 25.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy