(1086 S. K. m. 74)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat B. Varoğlu ile davalı vekili avukat G. Yanar'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı şirket kendisine ait taşınmazda davalıların 1.5.1999 başlangıç tarihli bir yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, eylül 1999 ayına ait kira bedelinin ödemediğini ileri sürerek, 8000 dolar kira bedelinin fiili ödeme günündeki efekt satış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, 1.5.1997 tarihli iki yıl süreli kira sözleşmesi ile davacıya ait taşınmazda aylık 500 Dolar kira bedeli ile kiracı olduklarını, 8000 dolar kira bedeli borçları olmadığını bildirerek davanın reddini savunmuşlardır. Bu dava ile birleşen davalarında ise, 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesini, davalı kiraya verenin ilk kira sözleşmesini imzaladıkları sırada, rızaları dışında hile ile boş olarak imzalatıldığını, daha sonra da kira bedeli kısmının rızaları dışında doldurulduğunu, aylık 500 dolar kira bedeli ödedikleri bir yer için 8000 dolar kira bedeli ödemeyi kabul etmelerinin olanaksız olduğunu ileri sürerek 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti ile sözleşmenin iptalini istemişlerdir.
Mahkemece, davacı şirketin davasının kısmen kabulü ile 1999 yılı eylül ayı aylık kira parasının 2500 dolar olarak tespiti ile bu miktarın ödeme tarihindeki merkez Bankasındaki Türk parası karşılığının dava tarihinden itibaren dövize uygulanan yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, Birleşen dava ile ilgili olarak davanın kabulü ile taraflar arasındaki 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesinin iptaline ve bu kontrat nedeniyle davacıların davalı şirkete borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiş; hüküm, davacı birleşen davanın davalıları ile davalı-birleşen davanın davacıları tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-birleşen davanın davacıların temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı şirket, taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 1.5.1999 başlangıç tarihli kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen Eylül 1999 ayı kira bedeli 8000 doların tahsili için bu davayı açmıştır. Davalılar ise bu dava ile birleşen davalarında 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesinin kendilerinden hile ve desise ile boş olarak alındığını ve sonradan aylık 8000 dolar olarak doldurulduğunu bildirerek, kira sözleşmesinin iptalini istemişlerdir. Davalılar-birleşen davanın davacılarının, davaya dayanak teşkil eden 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesinin kendilerinden hile ve desise ile boş olarak alındığını ve sonradan aylık 8000 dolar olarak doldurulduğunu bildirerek, kira sözleşmesinin iptalini istemişlerdir. Davalılar-birleşen davanın davacılarının davaya dayanak teşkil eden 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesinin kendilerinden hile ve desise ile boş olarak alınıp sonradan doldurulduğunu ispat etmeleri gerekir. Ancak bu iddialarını ispat için yeterli delil gösterememişlerdir. Hal böyle olunca davalı- birleşen davanın davacılarının davalarını ispat edememiş olduklarının kabulü ile 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesi içeriğine itibar edilmesi gerekir. Ancak davalı-birleşen davanın davacıları, 10.3.2002 tarihli dava dilekçesinde, açıkça (her türlü delil) demek suretiyle yemin deliline dayandıkları anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı-birleşen davanın davacılarına davacı-birleşen davanın davalısına yemin teklif etme hakları olduğu hatırlatılarak hasıl olacak sonucuna uygun olarak, asıl ve birleşen dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- Davalılar-birleşen davanın davacıları açtıkları davada, 1.5.1999 tarihli kira sözleşmesinin iptali ile bu sözleşme nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini istemişlerdir. HUMK.74. maddesi gereği hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Davalılar birleşen davanın davacılarının açtıkları dava da kira bedelinin indirilmesi talebi olmadığı halde, talep dışına çıkarılarak kira bedelinin 2500 dolara indirilerek, bu miktarın tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalılar-birleşen davanın davacılarının temyiz taleplerinin reddine, temyiz olunan kararın 2 ve 3. bentte açıklanan nedenle davacı-birleşen davanın davalısı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 14.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy