(2004 S. K. m. 72) (1086 S. K. m. 275)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacılar, davalıdan güzellik salonunda kullanılmak üzere cilt bakım ünitesi vs. malzeme satın aldıklarını, sözleşme sırasında firma satış elemanına 500.000.000 TL peşinat ödediklerini, bakiye borçları için bir kısım senetler verdiklerini, satışa konu malların ithal olmadığını ve ayıplı çıktığını tespit ettirdiklerini ileri sürerek sözleşmenin feshine, ödedikleri paranın istirdadına ve verilen senetlerin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, satışa konu mallarda ayıp bulunmadığını ve süresi çerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, konusunda uzman olmayan bilirkişinin hazırladığı tespit raporunu kabul etmediklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşme kapsamı, tanık anlatımları ve tespit raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davada dayanılan ve hükme esas alınan 22.12.2003 tarihli tespit raporuna davalı yanca itiraz edilmiş olup, bu raporun hazırlanmasından sonra taraflarca dosyaya ibraz edilen ve karşı çıkılmayan tarihsiz teslim tutanağı ve Sayın Melisa Sevcan Kolukısa başlıklı belge kapsamları da değerlendirilmeye tabi tutulmamıştır. Hal böyle olunca davalının itiraz ve savunmaları, dosyaya delil olarak sunulan tüm belge ve bilgilerde birlikte incelenip, değerlendirilmek suretiyle konusunda uzman bilirkişi veya kurulu aracılığıyla satışa konu mallar üzerinde keşfen inceleme ve araştırma yapılmalı, vapozon cihazının sözleşmeye konu cihaz mı yoksa emaneten bırakılan cihaz mı olduğu saptanmalı, bu malların hangilerinin gizli ayıplı, hangilerinin açık ayıplı olduğu, bu ayıpların sözleşmenin feshini gerektirip gerektirmeyeceği tereddüde yer vermeyecek şekilde saptanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu hususların gözetilmemiş olması ve itiraza uğramış yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Mahkemece sözleşmenin feshine, ödenen bedelinin iadesine ve senetlerin iadesine karar verildiğine göre sözleşmeye konu malların da davalıya iadesine karar verilmemiş olması kabul şekli bakımından doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.05.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy