(1086 S. K. m. 293/1)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, kayınbiraderi olan davalıya 1999 yılında 154 gr ağırlığında 22 ayar altı adet bileziğini ödünç olarak verdiğini ileri sürerek, aynen veya bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödünç ilişkisini inkar ederek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, HUMK'nun 293. maddesi gereğince davada tanık dinlenebileceği belirtilerek, tanık beyanlarına göre davanın kabulüne, 2.895.200.000TL'nın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya altı adet bileziğini ödünç olarak verdiğini ileri sürerek, aynen veya bedelinin ödetilmesini istemiş, davalı ise ödünç ilişkisini inkar etmiştir. Bu durumda davacının ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlaması gereklidir. Davalının açık muvafakati olmadığından, taraflar arasında HUMK'nun 293/1. Maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK.nun 288. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı davasını yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde açıkça "yemin" deliline dayandığından mahkemece davacıya, karşı tarafa yemin teklifinde bulunma hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik inceleme ile ve tanık beyanlarına göre hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy