(818 S. K. m. 249)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-karşı davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Murat Can ile davalı vekili avukat Y. Çaycı'nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılara ait (5) ayrı bağımsız bölümü (3) ayrı kira mukavelesi ile banka şubesi olarak kiraladığını, kira bedellerinin yıllık peşin ödeneceğinin kararlaştırıldığını, dava dışı kat maliklerinin açtığı davalar sonucu 1, 3, 4 nolu bağımsız bölümlerden tahliyelerine karar verildiğini, şube amaç ve ihtiyacına cevap veremez nitelikte kalan 31 ve 32 nolu işyerlerinin de tahliyesini zorunlu kıldığını, sözleşmeyle öngörülen tarihten önce taşınmazları tahliye ettiğini belirterek peşin ödediği kira bedelinden yararlanamadığı döneme ait 59.567 doların istirdadına, (3) nolu bağımsız bölüm için yaptığı tadilat ve dekorasyon gideri 2.897.706.750 TL. nin tahsilini istemiştir.
Davalılar, tek taraflı feshin mümkün olmadığını bildirip davanın reddini, karşı davalarından da davacının (4) nolu bağımsız bölümün Nisan 2000 yılı yıllık kirasının ödenmediğini, bankanın mimari projeye aykırı olarak tadilat yaptığını ve tahliye ederken eski hale getirmediğini, gerekli giderden ve mahrum kalınan kira bedelinden sorumlu olduğunu, akitler süreden önce fesh edildiğinden tazminat alacaklarının bulunduğunu ileri sürerek kira ve tazminat ve eski hale getirme bedeli olarak şimdilik 20.000 doların karşı dava yoluyla tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, takas mahsupla asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 17.131.559.168 TL bedelin karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı-karşı davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı kiracının, davalılara ait 1 nolu mesken nitelikli bağımsız bölüm ile 31 ve 32 nolu işyerlerini 1.3.1996 tarihli 7 yıl süreli, 4 nolu bağımsız bölümü 1.4.1996 tarihli 7 yıl süreli, 3 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümü 1.12.1997 tarihli 5 yıl 4 ay süreli kira sözleşmeleriyle banka şubesi olarak kiraladığı, icarında bulunan 1, 3, 4 nolu taşınmazlardan dava dışı kat maliklerinin açtıkları davalar neticesi tahliyesine karar verildiği dosya içeriği bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı, kiracının irtibatlandırarak kullandığı 1, 3, 4 nolu bağımsız bölümlerin tahliyesi zorunluluğunun, davacı kiracının kiralama gayesi ve kullanmasına cevap veremez nitelikte kalan 31 ve 32 nolu işyerlerinin de tahliyesini zorunlu hale getirdiğini, bu nedenle haklı olarak kiralananların tümünü tahliye ettiğini savunmuştur. Davalı-karşı davacı kiralayanlar, kiralanan bağımsız bölümleri akitten maksut olan kullanmaya elverişli halde kiracıya teslim etmek ve kira süresince de bu halde bulundurma yükümlülüğündedir. Aksi takdirde kiracı kira sözleşmesinin feshini isteyebilir (B.K. 249/1-2 md). Davalı-karşı davacıların bu yükümlülüklerini yerine getirdikleri söylenemez. Gerçektende kiraladığı beş bağımsız bölümün üçünden mahkemece hakkında tahliye kararı verilen kiracının elinde kalan iki bölümün ihtiyacına yetmeyeceği, kiralama ve kullanma amacına uygun olmayacağı, en azından bankanın prestiji açısından tahliye zorunluluğunun doğduğunun kabulü gerekir. Öyle olunca davacı-karşı davalı kiracı 31 ve 32 nolu bağımsız bölümlerinde kira sözleşmesini fesih ederek tüm kiralananları tahliye etmesi haklıdır. Ayrıca feshi ihbarda bulunmasına gerek yoktur. Tahliyenin gerçekleştiği 20.10.2000 tarihinden itibaren bir aylık 3.928.425.151 TL tazminata hükmedilmesi doğru değildir. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözardı edilerek aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- Davacı kiracı 1.12.1997 tarihli sözleşmenin 7. maddesine dayanarak 3 nolu bağımsız bölüme yaptığı masrafları da davalılardan istemektedir. Kira sözleşmesinin 7. maddesinde taraflar, taşınmazın tapuda mesken olarak kayıtlı olması nedeniyle, kiracının bu yeri tahliye etmek zorunda kalması halinde, yapmış olduğu her türlü masrafların kiralayan tarafından kiracıya ödeneceğini kararlaştırmışlardır. Dava konusu 3 nolu bağımsız bölümün tahliyesi için açılıp sonuçlanan İzmir 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 1999/130-1570 sayılı dosyasında keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda davacının seans odası olarak kast ettiği yer belirlenmiştir. Davacı kiracı bu yerle ilgili yaptığı masrafları da gösterir fatura ibraz ettiğine göre, davacının bu masrafları yaptığının kabulü gerekir. Davacı beyanı, tahliye dosyasındaki belirlemeler, ibraz edilen faturalar birlikte değerlendirilip bilirkişi aracılığı ile bu yerle ilgili davacının talep edeceği miktar belirlenip hükmedilmelidir. Mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereğince temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının davalı- (karşı davacıdan) alınarak davacı - (karşı davalıya) ödenmesine, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy