(2004 S. K. m. 50, 67, 68, 68/a, 68/b) (1086 S. K. m. 190, 225) (YHGK. 28.03.2001 T. 2001/19-267 E. 2001/311 K.) (YHGK. 20.03.2002 T. 2002/13-241 E. 2002/208 K.)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı şirket, davalılara ait taşınmazı, üzerinde baz istasyonu kurmak üzere kiraladıklarını, sözleşmeyi montajın yapılamaması haklı nedenine dayalı olarak feshetmelerine rağmen, ödemiş oldukları 5400 Dolar kira bedelinin iade edilmediğini, tahsili için başlattıkları icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline %40 tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın süresinde açılmadığını, davalılardan Naim Çakır'ın davadan önce vefat etmiş olması nedeniyle ölü kişi aleyhine dava açılamayacağını savunarak, davanın gerek usul gerekse esastan reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Şişli 2. İcra Müdürlüğünde başlatılan takipte borçluların yetki itirazı olmasına rağmen, yetki itirazı sonuçlandırılmadan, dolayısıyla geçerli bir icra takibi bulunmadan dava açılmış olması nedeniyle dava şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
İlamsız icra yoluyla yapılan icra takibinde, borçlunun yetkiye ve borca itirazı nedeniyle takibin durması halinde, alacaklıya takibin devamını sağlamak için iki imkan tanınmıştır. Bunlardan birisi İcra İflas Yasasının 68 ve 68/a-b maddelerine göre tetkik merciinden itirazın kaldırılmasını istemek, diğeri ise yasanın 67. maddesine göre mahkemeye başvurarak itirazın iptalini istemektir. İtirazın kaldırılması davasında icra tetkik merciinin yaptığı gibi, itirazın iptali davasında da mahkeme, İcra İflas Yasasının 50/2 maddesi hükmü doğrultusunda tetkik mercii gibi, takibe yapılan itirazların incelenmesinde, bu nedenler içinde varsa yetki itirazını HUMK. 190 ve 225. maddeleri hükmü çerçevesinde öncelikle incelemek ve karar vermek zorundadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2001/19-267 esas, 311 karar, yine 2002/13241 esas 208 karar sayılı ilamları ile kabul ettiği gibi, itirazın iptali davalarında, icra müdürlüklerine ve mahkemeye yapılan yetkiye ait itirazlardan, mahkemenin öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi gereklidir. Öte yandan icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi için, mahkemenin yetkisine de itiraz edilmiş olması şart değildir. Başka bir anlatımla itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi ve bunun kesin olarak sonuçlandırması gereklidir. Kaldı ki itirazın iptali davasında yetkili mahkeme takibin yapıldığı yer mahkemesidir. Dava konusu olayda da, icra takibinde icra dairesinin yetkisine itiraz söz konusu olduğundan, mahkemenin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle inceleyip karara bağlaması gerekirken, icra dairesinde ileri sürülen yetki itirazı sonuçlandırılmadan dava açılmış olması nedeniyle dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir,
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy