(1086 S. K. m. 368)
Dava: Taraflar arasındaki alacağın tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının üzerine kayıtlı araca ortak olduğunu, araç üzerindeki hissesini davalıya sözleşme ile sattığını, döviz hesabı bulunmayan davalının sözleşmenin düzenlendiği tarihteki kuru esas alarak çekleri keşide ettiğini, davalının ödeme günündeki Merkez Bankası kuru üzerinden ödemelerini yapacağını kabul ettiğini, davalının ödemelerini yapmadığı gibi, çeklerle sabitleşen bedel ile ödeme günü arasında kur farkından doğan alacağını dahi ödemediğini ileri sürerek, davalıdan 5.639.968.600 TL alacağı olduğunu tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının davalıdan 5.639.968.600 TL alacaklı olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Usul hukukunda davalar, eda davaları,inşai davalar ve tespit davaları olmak üzere gruplandırılmıştır. Açılmış bir davanın dinlenebilmesi için davada hukuki yararın bulunması şarttır. Bunu hakim görevi gereği resen araştırmak durumundadır. tespit davası açılabilmesi için henüz eda davası açma zamanının gelmemiş olması veya eda davası açılmasının mümkün bulunmaması, aynı zamanda böyle bir davanın açılmasında, davacı için bir hukuki yararın bulunması gerekir. Olayda davacı, davalıdan olan alacağının tespitini istemiştir. Davacı, davalı ile aralarındaki alım satım nedeniyle bir alacağı var ise, açacağı bir eda davası ile bu alacağını isteyebilir. O nedenle, bir başka davaya delil oluşturmak amacıyla tespit davasının dinlenmesinde davacının hukuki yararı bulunmamaktadır. Dairemizin sapma göstermeyen içtihatlarına göre de, eda davası açılması mümkün olan hallerde, başka bir davaya delil olabilecek bir tespit davasının açılmasında davacının hukuki yararının olmadığı kabul edilmektedir. Davacının, davalıdan alacağı olduğunun tespitine karar verilmişse de, verilen bu karar hukuksal sonuç doğurmayacaktır. Böyle bir hükmün yerine getirilme olanağı da bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, eda davası açılması gereken hallerde, tespit davası açılamayacağı, davacının hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy